Hastanın, hastalık görülmeden önceki tüm yaşamını gözden geçirdiğimizde dört dönem gözümüze çarpar; ilki hastanın çok kuvvetli ve yanlış deneyimler edindiği aile içinde geçen erken çocukluk dönemidir.
İkinci dönemde (son çocukluk) hasta ilk dönemin zorluklarına reaksiyon olarak, düzeltilmediği takdirde ergenlikte daha belirgin bir hal olan, özel bir tip kişilik geliştirir. Bu tip kişiliklerden biri ‘şizoid’ tiptir.
Nefret ne anlama gelmektedir? Sevginin mutlak zıttı değildir; bu kayıtsızlıktır, birisine hiç ilgi duymamak, onunla ilişki kurmayı istememek, böylece de sevmek ya da nefret etmek için hiçbir nedeni olmamak, ona karşı hiçbir duygu beslememektir. Nefret ise reddedilme yüzünden öfkeye dönüşen sevgidir. Ancak sevgisini istediğimiz bir kişiden gerçekten nefret edebiliriz. Nefret, engellenmiş sevgi gereksinimlerimizin bir dışavurumu, bir kişinin yanıt vereceği iyi yanını öne çıkarma umuduyla onun reddedici kötü yanını yok etme çabası, onu değiştirme uğraşıdır.