NoName

Eugen Minkowski’ye göre, geleceği kavrayamamak ve gelecekte yaşayamamak, psikolojik sağlıksızlığın birçok biçiminin ve depresyonların ana koşuludur.
NoName
Bu söylendiğinde, kişinin daimi bir oluşma süreci olduğu, varoluşunun hep geleceğe taştığı, gelecekten fışkırdığı söylenmiş oluyor.
Reklam
Hastanın, hastalık görülmeden önceki tüm yaşamını gözden geçirdiğimizde dört dönem gözümüze çarpar; ilki hastanın çok kuvvetli ve yanlış deneyimler edindiği aile içinde geçen erken ço­cukluk dönemidir. İkinci dönemde (son çocukluk) hasta ilk dö­nemin zorluklarına reaksiyon olarak, düzeltilmediği takdirde er­genlikte daha belirgin bir hal olan, özel bir tip kişilik geliştirir. Bu tip kişiliklerden biri ‘şizoid’ tiptir.
Özel Kişilik Tiplerinin Gelişimi·Kitabı okudu
NoName
Şizoidler ilk tecrübelerine dayanarak insanlarla otomatik olarak hoş olmayan ilişkiler kuran, ilgisiz, daha az duygulu, az ilgili ve az katılımcı özellikler göste­rirler. Aslında çok duyarlıdırlar ama endişe ve kızgınlıklarından kaçarlar.
Nefret ne anlama gelmektedir? Sevginin mutlak zıttı değildir; bu kayıtsızlıktır, birisine hiç ilgi duymamak, onunla ilişki kurmayı istememek, böylece de sevmek ya da nefret etmek için hiçbir nedeni olmamak, ona karşı hiçbir duygu beslememektir. Nefret ise reddedilme yüzünden öfkeye dönüşen sevgidir. Ancak sevgisini istediğimiz bir kişiden gerçekten nefret edebiliriz. Nefret, engellenmiş sevgi gereksinimlerimizin bir dışavurumu, bir kişinin yanıt vereceği iyi yanını öne çıkarma umuduyla onun reddedici kötü yanını yok etme çabası, onu değiştirme uğraşıdır.
Barbaros isimli okura yanıt verildi
NoName
Farklı kelimelerle, cümlelerle aynı anlamı yakalayan düşünceler… Ne kadar farklı ve ne kadar aynılar.
Kitap bitti, bitmesindi ama bitti. Bitirdi.
Puan vermedi·315 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 16:56
Kendine has üslubu, sözcükleri ve cümle yapısıyla orijinal yazar Hamdi Koç… Kitabımız aşk, savaş ve ölüm üzerine kurulu. Her sayfada korka korka beklediğimiz ölüme yavaş yavaş ulaşıyoruz. Hayatı, yaşamı, insanları çok sevenlere hitap etmez. (!) Çaresizliği, aşkı, kendini bir kişiye, hastaya, savaşa adamışı, her gün ölüme savaş açmış yine de ölümü tatmış kişileri kendine esir eder. Öyle bir karakter ki bu saydıklarımı yaşayan kişiler kendisiyle bağdaştıracak, bütünleştirecek ve öyle bir sarsacak ki ne oldum dedirtecek. Kitabı okurken ağlayan var mı acaba? Sayfa sayfa ölüm işlenirken kaybettiklerini düşünen, kaybetmemek için canla başla savaştığını hatırlayan? işte bu sıralarda kopuyorsunuz, dalıyorsunuz eskilere, Aygen gibi, sonra an’a döndüğünüzde kısa bir hüzün kıvrılması oluyor dudaklarınızda, hüznün getirisi damlalar göz pınarlarınızda.. Olur eminim. Kitap birinci tekil ağızdan anlatılıyor. Anı olarak başlayan kitap sonlara doğru günce olarak devam ediyor. Dil sade, cümleler kısa, yer yer an betimlemesi uzun ve sürükleyici. Bakış açısı, olaydaki durumları, düşünceleri, hissettiklerini betimlemesi, anlatması, hissettirmesi o kadar kendine has ki okurken gözlerim, aklım, kalbim bayram etti; elimde tuttuğum bir külçe altın gibi geldi bana, onun kadar ağır, onun kadar değerli, göz kamaştırıcı, aklı başından alıcı... Farklı bir karakter -ler, farklı bir tema, olaylar, savaşlar... Yavaş yavaş ölüme vardığımızda şöyle yazıyor defterine karakterimiz: Bırakma yacağım dedi m ve bırk mı yor m Zafer beni mbitiyor nefes Birgünzaferlebeyninegireceğim Bensığbirmezarda göm ülü ola nve sen int oh umlarındayinebirkahr amanolacağımadınatanrısal şarkılarsöylenen Gerçekten gömülü halde beynime girdin. Bu zafer senin… dönüp dönüp okuyacağım bu mükemmel hikayeyi ve
1000Kitap
Çiçeklerin TanrısıHamdi Koç · Yapı Kredi Yayınları · 2003231 okunma
Filiz Genç İpek isimli okura yanıt verildi
NoName
Diğer kitaplarını Çiçeklerin Tanrısı kadar bağlandığımı ve beğendiğimi söyleyemem. Umarım siz beğenirsiniz. Keyifli okumalar ☺️
Reklam