Bikes Bir kavuşma sakladım, zamanın bilinmez bir yerinde ... Belki bir ömür sonra belki de ahirette .🍂
Satır arası konaklayan his yuvası' 26
Yalnızlığımın iktidarı, hangi bîkes oyla tahtında kalır. Püfkerde bir çembere oyulmuş camdan kederim. Oysa bir reftarı vardı, namına yaraşır. --- Yoksa râm bir zehrin ayak sesleri mi?.... Kendinden geçmiş göz kırpma arefesi kadar bu cenk. Sonrası alay yeri sonsuzluk vadisinde... S`✍🏽
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Münacat 2
Masivanın çamuruna bulandım; Kirlendim, duruldum, yoruldum. Soğudum senden gayrısına. Rahmet sularına at beni, Susadım Yusuf kuyularına. Şimdi seherin felahından mahrum, Bîkes bir haldeyim; Kalbe sığmaz, aşılmaz bir dertteyim. Avcumu uzattım, Umutlarımı al avucuna. Maveradan ayetler üfle, Yusuf kuyularına yükseleyim. Hamza
Şiir
"Yiğit babaları İslâm nişanesi sarığı çıkarmadıkları için idam sehpalarında şehadete yürüyen, O serçe gibi kanatları hoyratça kırılan mahzun çocukların mı? İskilipli Atıf hocanın baba hasretiyle kıvranan kızçesi Melahat'ın mı? Babası Maşaallah Ali Efendi'nin, Boynundaki kalın halatla boğularak şehit oluşunu canlı canlı izleyen 4 yaşındaki minik Ahmet Gemci'ye mi armağan etmiştiniz bu çocuk bayramını?! Yaşadığı korkunç travma sonrası ağlama krizlerine giren, Babasını kendinden koparan Frenk şapkasını ömrünce takmayı reddeden Ahmet'in mi bu dışarıdaki 23 Nisan coşkusu?! Hayatları boyunca gözlerinin önünden gitmeyecek baba kokulu vahşet görüntülerinin yara izleri sinelerinde hiç kapanmayan, Yetim ve bîkes bıraktığınız o masum çocukların mı bayramını kutluyor şu an stadlarda neşeyle, şenlikle cûşa gelen kalabalıklar... Ben bu sevinç çığlıklı ıslıklı tören uğultularının ardında, Issız gecelerde baba diye yastığını gözyaşlarına boğan kimsesiz yavruların hıçkırıklarını duyuyorum sadece.. Trampetli kortej cızırtılarının plastik coşkusunun ardında; Yaralı annelerinin tenhâlarda acıyla mırıldandığı matem ağıtlarını, Kundaklı beşik başlarında yapayalnız terennüm ettikleri yas ninnilerini işitiyorum sadece.. 'Yaşasın 23 Nisan!' naralarının, en kıymetlilerimizi Sessiz olun, kulak kabartın, dinleyin; Rüzgâr kahırla taşıyacak size 100 yıl önce hangi acıların üzerine şehrayinler tertiplediklerini.. Balolarda hangi yaraların üzerinde tepindiklerini.. Sahi; Hangi ulusun egemenliğiydi tam olarak bu kutladığınız? Dedeleri asırlarca İslâm'a bendegân olan ulusun mu? En kıymetli ulusal değerleri olan İslâm şeairi darağacında sallandırılan ulusun mu egemenliğiydi bu?!
1000Kitap
Hissimden geldi` serisi
Suskunluğumun yamalı yarası, Dikiş bile tutmuyor bu kıt kırıklıkta. Kaç gurbet uzakta o heveslerim, Kaç yanık nefes ardında, Kaç bahar yolmakta.. 🍂 Bir nîda arar kararmış kepenklerin ardında, anahtarı bîkes. Tel örgülerle çepeçevre kuşatan hüzün alayı yeri..🪾 Bir çocukluk çağında pazarlanmış yamalı suskunluk, Kaç gençlik eder, kaç yitirilen ömür.. kaç aç...🎈 S`✍🏽
Edebiyat
Her şey bir anda olur.
Bitmeyecek sandıkların biter, gitmeyecek sandıkların gider. Ölüm bir anda gelir. Sevdiklerini alır da götürür. Ya da sen bir anda her şeyi ardında bırakıp bu dünyadan gidersin. Hem de her şeyi... Bırakamadığın, onsuz olamadığın, yanından ayıramadığın, ayrılığına dayanamadığın her şey, artık senin olmadığın bir dünyada kalır. Uğruna bir ömür tükettiğin her şey bu dünyada kalır. Ama sen orada olmazsın. Bikes Fatih Duman