her şeyden önce üzgünüm. Aramızda olan her şey için. Seni tutamadığım için üzgünüm. Seni iyileştiremediğim için üzgünüm. Bütün "biz" i biz yapmaktan vazgeçiren her şey için üzgünüm. Ama şunu bilmeni isterim ki vâr olan bütün problemler isteyerek olmamıştı. Yine de elimden geleni yaptığımı bil. Seni tutabilmek için kaç defa kendimi uçurumdan sarkıttığımı, ve sen düşme diye kendi bindiğim dalı kaç defa kestiğimi bilmesen de olur. Yine de seni her şeyinle yaşamak çok güzeldi kusurlarınla bile. Şunu unutma bundan sonra ne kadar şarap içersem içiyim hiç birinde sende olduğum kadar sarhoş olmayacağım. Sen benim en güzel ihtimalimdin. Belki günün birinde kaldığı yerden.. Yarım bırakıldığımız yerden.... -ACI KIVILCIM
Altan Erbulak'tan dinlemiştim. Tevfik'in: «Evet ama ne hakla?» repliğini Dümbüllü duymamışlıktan gelip, yineletmiş: –Ne dedin, ne dedin? –Evet ama ne hakla? –Duymadım Tevfik, ne diyorsun? –Ne hakla efendim, ne hakla? – Otuzbeşe bakla!. Seyirci esprinin patlaması ile gürr diye gülüyormuş. Altan, «Demek bunun usulü bu» demiş. «Üç kere yineleteceksin, sonra patlatacaksın.» Ama ertesi gece aynı yer gelince bakmıştı ki usta, Tevfik'in : – «Ne hakla?» repliğine hiç beklemeden : – Otuz beşe bakla, cevabını yapıştırmış. Halk yine gürr. Belli bir kuram peşindeki acemi çırak Altan afallamış. Bu değişikliğin nedenini sorduğunda Dümbüllü'den aldığı cevap şu olmuş: – Evlât, suali kaç kere tekrarlatacağımı ben de bil-mem. Onu halk bilir. Tam bir halk komiğine yaraşacak sehl-i mümteni bir cevap. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Daha kaç kez vazgeçip pes edersin, kaç kez her şeyi ve herkesi geride bırakıp kimseyi tanımadığın bir yere gitmek istersin, kaç kez her şeyin bitmesini istersin bilmem sevgili kendim. Bildiğim şey, hayatın en bilinmez denklemini, en çözülmez problemini çözecek olan şeyin mücadele etmek olduğu. Her ne yaşanırsa yaşansın, devam etmek olduğu. Çünkü başka bir şans yok, başka bir yol yok. Artık dizlerini sarıp mı devam edersin, kırık kalbini mi tamir edersin bilmem ama devam etmek zorundasın. Ne kadar acımasızsın dediğini duyar gibiyim ama bil ki hayat çok daha acımasız bunu sende biliyorsun. Yarıda bırakmak, terk etmek hiçbir zaman için çözüm değil. Etrafın ne kadar karanlık olursa olsun, yolların ne kadar dikenli olursa olsun elbet bir umut vardır, elbet bir ışık vardır. Ona tutun ve sana verilen ömür bitinceye kadar devam et. Kim bilir belki de, devam ettiğin yerde seni yemyeşil bir bahar bekliyordur. Buna inan.
Hayata Dair
Bir ortamda beni gördüysen ve göz göze gelmediysek bil ki önce ben seni gördüm.
Unutma, Allah sana bir şeyi nasip edecekse, o nasipten önce seni imtihan edecektir. Eğer zor bir imtihanla karşı karşıyaysan, bil ki büyük bir mükâfat sana doğru geliyordur. Öyleyse sabırlı olmaya devam et. “Allah” de ve bekle.
Sevgili hain Bil ki affetmedim hâlen İyilik dolu kalbime yaptığının yok tamiri mânen
Müzik