Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil ((Düz Yazıları 4))

·
Okunma
·
Beğeni
·
1086
Gösterim
Adı:
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Alt başlık:
(Düz Yazıları 4)
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
311
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946949
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
"... Bu portreler yalnız ölen kişileri yeniden hatırlatmakla kalmıyor, onlarla birlikte çöken bir incelikler toplumunun ve uygarlığın çatırdadığını duyuruyor. 'Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen sözüm ona bir halkçılık'ın sürüklediği kültür yozlaşmalarının tehlikesini de söylüyor. İstanbul'un nereden nereye gelişinin de tarihçesi bu anılar... Edebiyatımızın az kullanılır türünün, az bulunur ustalıktaki ürünleri..."
-Doğan Hızlan
"... Haldun Taner'in öykülerinde, oyunlarında gülmeceden, taşlamadan zekice yararlanan yazar kişiliği, bu sevgi dolu portrelerde anlattığı kişilerin açmazlıklarını çelişkilerini, çocuk kalmış, çevreyle ve gerçeklerle uyuşmamış yönlerini de bıyık altından gülerek sergilemekte, eleştirmektedir. Bu kişilerin bıraktığı anılarda derin bir insan sevgisinin, sıcak dostlukların izleri de vardır. Bu anılar kitabı okur için öğreten, düşündüren bir kılavuz da olacaktır."
-Konur Ertop
311 syf.
Haldun Taner 1979 yılında yazdığı bu eserde, hayatının bir döneminde beraber çalıştığı, dost olduğu, ya da öğrencisi-hocası olduğu kimi şahsiyetleri, ölümlerinden sonra -onları tanıtmaktan çok belki de tekrar anmak niyetiyle- kişiliklerinin inceliklerini, sanatlarını, uğraşlarını okuyucuya o müthiş üslubuyla anlatmış. Yakup Kadri, Orhan Kemal, Ahmet Rasim, Muhsin Ertuğrul, Ulvi Uraz, Ahmet Hamdi, Kemal Tahir ve daha niceleri yer alıyor bu kitapta. Okurken büyük keyif aldım.
311 syf.
·Beğendi·9/10
bu kitap sadece üslubu için bile okunabilir ama eğer sizde benim gibi bir tarih meraklısıysanız bu kitaptaki, eski zamanların yaşam biçimlerinin, eski mekanların tasvirlerinin, insan ilişkilerinin, eski değerlerin, eski dostlukların samimi anlatımını çok seveceksiniz.
311 syf.
·Beğendi·10/10
Haldun Taner' in anıları. Geçenelerde tekrar göz gezdirdim bunca zamana geçmiş demode olmamış yazdıkları . Çoğumuzun bilmediği nice ilginç insanları tanımak için bile okunur. En sevdiğim kitabıdır.
311 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitap biyografi-anı tarzında,yazarın hayatına giren kimisi meşhur kimisi de onun deyimiyle boşa akan bir ırmak olan insanların hayatlarını anlatıyor. İçlerinde tanımadığımız o kadar çok insan var ki! Okuduğum çoğu kişide "aaa bu o muymuş" dediğimi hatırlıyorum.
On iki yıl hapis yatmış olmasına karşın bir gün bile hapisten söz ettiğine tanık olmadım. Bir hafta cezaevinde kalanların aylarca hapishane anıları tefrika ettikleri bir ortamda onun bu tutumu çok kimseyi şaşırtırdı. Hiç unutmam, değişik dönemlerde, iki yıl, üç yıl sürelerde hapse girmiş ünlü bir yazarımızdan konuşuluyordu. Kemal Tahir de onun bu haksız suçlanmalarına ve hapis çilesine herkesten fazla isyan ediyordu. Biri, "Peki ama siz ondan kat kat fazla yattınız" diye hatırlatacak oldu. Kemal Tahir, "Girip girip çıkmak, uzun boylu yatmaktan çok daha zor gelir insana" dedi. İşte böyle bir adamdı Kemal Tahir.
Haldun Taner
Sayfa 117 - Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik, bambaşka bir hikaye tarzının ustası olmakla birlikte Orhan'ın beğendiği yazarların başında gelenlerdendi, diyebilirim. Sait'in, Orhan'ın hikaye tarzına aynı hayranlığı gösterdiği söylenemez. Buluttan nem kapan Sait Faik, Orhan Kemal'in muzip, şakacı, yaramaz çocuk tutumundan her zaman ürkerdi. Bu ürkeklik sebepsiz de değildi. Orhan'ın şakaları, zavallı Sait'in başına nice çoraplar örmüştü. Mark Twain Cemiyeti'ne üye seçilişini bile, Sait Faik'in burnundan getirmişti. Gitmiş, "Bu cemiyet bir acayip cemiyetmiş Sait" demiş. "Oraya özellikle şu çarpık vasıfları olanları toplarlarmış. Türk edebiyatında bu vasıfta bir seni bulmuşlar. Yoksa ne hikayelerinden, ne de edebiyatçılığından haberleri var."
Sait Faik, bunu ilkin Orhan'ın kıskançlığına vermiş. Onu yanından kovmuş. Ama daha sonra, içine bir kurt düşmüş. Olur mu olur. O günden sonra kendini kim kutlayacak olsa "Orhan göndermiştir" sanıp, ana avrat küfredip, yanından kovuşu da bundanmış.
Haldun Taner
Sayfa 114 - Yapı Kredi Yayınları
Kimi ders verir, adam yetiştirme sevinci ile. Kimi bir şeyler yazar, çeviriler yapar, yeni ışıklar getirmek umuduyla. Kimi kazı yapar Anadolu'da, kimi reji yapar tiyatroda, kimi saz çalar orkestrada. Kimi aktördür, salaş bir sahnede oynar, kimi eleştirmendir, pir aşkına kalem sallar. Kimi "düşünür"dür, düşünmeye üşenenler diyarında.
Haldun Taner
Sayfa 208 - Yapı Kredi Yayınları
Orhan Kemal, nazı geçtiği arkadaşlarına takılmaktan çok hoşlanırdı. Bunlardan biri gelişmesine yardım ettiği ve romancılığını beğendiği bir hemşehrisiydi. Uzun zaman ortada görünmeyen bu genç, günün birinde, şuna buna, "nevrasteni" olduğunu anlatınca, Orhan dayanamamış, meşhur kahkahalarından birini atıp, "Şu çarıklının yediği naneye bak" demişti. "Daha adını bile belleyememiş. Nevrasteniyi norasteni yapmış. Nevrasteni, benim bildiğim, entelektüel hastalığıdır. Ne malın gözüdür şu bizimki. Baktı ki, entelektüel olamıyor, hiç değilse hastalığını olayım, dedi."
Haldun Taner
Sayfa 114 - Yapı Kredi Yayınları
Ölebilirim genç yaşımda,
En güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.
Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda,
Sevgilim,
Seni bir akşam üstü düşündürebilirim.
Haldun Taner
Sayfa 224 - Yapı Kredi Yayınları
"Asıl adı Kemal Tahir'dir. Dört romanı var ki, roman derim sana. Piyasaya çıktığı anda bütün romancıların, ben dahil, çanımıza ot tıkanır. Tezgahta olan yedi sekiz başka romanı da caba."
Haldun Taner
Sayfa 113 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Alt başlık:
(Düz Yazıları 4)
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
311
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946949
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
"... Bu portreler yalnız ölen kişileri yeniden hatırlatmakla kalmıyor, onlarla birlikte çöken bir incelikler toplumunun ve uygarlığın çatırdadığını duyuruyor. 'Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen sözüm ona bir halkçılık'ın sürüklediği kültür yozlaşmalarının tehlikesini de söylüyor. İstanbul'un nereden nereye gelişinin de tarihçesi bu anılar... Edebiyatımızın az kullanılır türünün, az bulunur ustalıktaki ürünleri..."
-Doğan Hızlan
"... Haldun Taner'in öykülerinde, oyunlarında gülmeceden, taşlamadan zekice yararlanan yazar kişiliği, bu sevgi dolu portrelerde anlattığı kişilerin açmazlıklarını çelişkilerini, çocuk kalmış, çevreyle ve gerçeklerle uyuşmamış yönlerini de bıyık altından gülerek sergilemekte, eleştirmektedir. Bu kişilerin bıraktığı anılarda derin bir insan sevgisinin, sıcak dostlukların izleri de vardır. Bu anılar kitabı okur için öğreten, düşündüren bir kılavuz da olacaktır."
-Konur Ertop

Kitabı okuyanlar 42 okur

  • Guzelkitap
  • Gökhan Çay
  • cihan biber
  • B
  • Mustafa Hidir
  • Naci Ünal
  • Emine Erturk
  • Orhan OK
  • Hasan Tan
  • Gülsüm Karabacak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (2)
9
%23.1 (3)
8
%23.1 (3)
7
%7.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0