"Ne kadar garip, bir zamanlar bize kötü gelen, bizi kızdıran olaylar bile birer anıya dönüşünce bütün kötülüğünü kaybediyor. Sanki geçmişin hayalinde bir çekicilik, sevimlilik kazanıyor."
"Genç arkadaşlar size söylüyorum! Eğer bir kurşun
yerseniz; başınızdan, başka bir yerinizden kılıç yarası
alırsanız tasa etmeyin! Hemen bir kadeh votkayı bir tutam
barutla karıştırın, sonra bir dikişte içiverin! Ağrınızı, ateşinizi
o saat giderir. Yaranız pek büyük değilse, yerden biraz toprak
alır, tükrükleyip avucunuzda ovar, üzerine basarsanız,
yaranızın hemen kuruduğunu göreceksiniz. Haydi, şimdi iş
başına! Göreyim sizi, yavaş yavaş, ama iyi çalışın!"
"Arkadaşlar, hepinizin önünde peşin söylüyorum: Sefer sırasında birinizin sarhoş olduğunu işitirsem, yargılamaya
gerek görmeden köpek gibi arabaya bağlatır sürükletirim. İsterse ordunun en gözü pek, en yılmaz askeri olsun. Ondan sonra kurşuna dizdirip leşini kurdun
kuşun yemesi için ortada bırakırım. Çünkü savaşta sarhoşluk edenin toprakta yeri yoktur."