Beyhan Budak’ı verdiği eğitimlerden tanıyorum . Çok sıcak, mütevazi, akıcı konuşması ile gönülleri fetheden bir klinik psikologdur. Müşfik kelimesinin cisimleşmiş halidir. İşte o yumuşaklık, o
Tanpınar’ın bu cümlesinin Batı hakkında gayet genel bir kabul olduğunu düşünüyorum. Çünkü romana gelmeden çok önce Batı, kulaktan dolma edebiyatını, yani masallarını ve mesellerini yazıya aktarmıştı. Ve bütün bunlardan da önce İsa Mesih, İncil-i Şerif'te "Ben size kolay anlayabilesiniz diye benzetmeler yoluyla anlatıyorum." der. Kuran-ı Kerim'in ise böyle bir iddiası yoktur. Çünkü Peygamber Muhammed Mustafa, direkt Allah ile hasbıhal eder. Hatta bundan dolayı Kuran-ı Kerim, kendinden önceki kulaktan dolma bütün edebiyatı(Arapların soy bilgileri, masalları, kabilelere ait bilgiler ve efsaneler kulak yani ezber yoluyla nazım seklinde aktarılır.) "yalan" diyerek reddeder. Batının yazıya geçirdiğini, Doğu yasaklar. Kısaca bir tecrübeden ziyade (Bu tecrübe denilen Doğu'da da mevcuttur. Arap Geceleri'ndeki insan ile insan ve insan ile mahlukat ilişkisinin bir örneğini Batı'da bulabilmek güçtür.) bir set çekme mevzubahistir. Doğu'da olmayan anlatıda tecrübe değil, benzetmedir. Bu yokluğun aslı da dine dayanır.
Tanpınar’ın bu cümlesinin Batı hakkında gayet genel bir kabul olduğunu düşünüyorum. Çünkü romana gelmeden çok önce Batı, kulaktan dolma edebiyatını, yani masallarını ve mesellerini yazıya aktarmıştı. Ve bütün bunlardan da önce İsa Mesih, İncil-i Şerif'te "Ben size kolay anlayabilesiniz diye benzetmeler yoluyla anlatıyorum." der. Kuran-ı Kerim'in ise böyle bir iddiası yoktur. Çünkü Peygamber Muhammed Mustafa, direkt Allah ile hasbıhal eder. Hatta bundan dolayı Kuran-ı Kerim, kendinden önceki kulaktan dolma bütün edebiyatı(Arapların soy bilgileri, masalları, kabilelere ait bilgiler ve efsaneler kulak yani ezber yoluyla nazım seklinde aktarılır.) "yalan" diyerek reddeder. Batının yazıya geçirdiğini, Doğu yasaklar. Kısaca bir tecrübeden ziyade (Bu tecrübe denilen Doğu'da da mevcuttur. Arap Geceleri'ndeki insan ile insan ve insan ile mahlukat ilişkisinin bir örneğini Batı'da bulabilmek güçtür.) bir set çekme mevzubahistir. Doğu'da olmayan anlatıda tecrübe değil, benzetmedir. Bu yokluğun aslı da dine dayanır.