Bilge

10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
Ölü Ozanlar Derneği || N.H.Kleinbaum . . . Yoruma geçmeden önce okumamı şiddetle tavsiye eden arkadaşlarım Nevra ve Sümeyya Burçin IŞIK e çok teşekkür ediyorum. Kısa ama çok sarsan ve düşündüren bir kitapla tanışmama vesile oldular. Kitaba dönecek olursam; Öğrencilerin adeta robot muamelesi gördüğü bir okulda,okula o okuldan mezun olan bir edebiyat öğretmeni gelmesi ile yeni bir dönem başlar. Bu öğretmen Keating'dir. Keating yani 'Kaptan' imaja ve kariyerine düşkün bir eğitimci değil aksine gerçek bir eğitimci. Öğrencilerine klasik müfredatı anlatmak ve öğretmeye çalışmak yerine hep kendileri olmalarını anlatan biri. Keating'in çabaları boşa gitmez elbette. Ilginç ders işleyişiyle kısa sürede öğrencilere de sevdirir kendini. En çok yedi öğrencisi üzerinde etkili olur. Bu öğrenciler Keating hakkında daha çok şey öğrenmek için eski okul yıllıklarını karıştırırlar. Öğretmenlerinin öğrencilik yıllarında üye olduğu Ölü Ozanlar Derneği'ni yeniden canlandırırlar. Gizlice okuldan kaçıp toplantılar düzenlerler. Ancak yeni kavuştukları özgürlükleri ne yazık ki çok acı bir şekilde sekteye uğrayacaktır. Kitabın konusu genel hatlarıyla böyle. Kitabı okuyanlar bilir ben sonunu hiç öyle tahmin etmemiştim. Ve Bay Keating'e de üzüldüm. Neil'in başına gelenlerden sorumlu tutulması hiç adil değildi. Ama gerçekte de öyle bir olay olsa sorumlu tutulan ne yazık ki onlara sadece anı yaşamayı öğütleyen ve hayatta gerçekten istediklerini yapmalarını söyleyen öğretmen olurdu. Asla çocuğunu proje olarak gören ebeveynler değil. Oturup burada eğitim sistemini ve aileleri eleştirecek değilim. Eleştirsem de bir şey değişmeyecek. Ve her ne kadar eleştirsem de,ben de kendi anı mı yaşamak için bu sistemin çarklarına bir yere kadar uymak zorundayım. En azından sistemi katlanılabilir hale getiren Bay Keatingler
Edebiyat
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Bilge

, bir kitap okudu
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
N. H. Kleinbaum
8.8/10 · 33,2bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
Korku || Stefan Zweig . . . Zweig gerçekten okumayı sevdiğim bir yazar. Betimlemeleri çok başarılı ve kitapta yazdığı duyguları okura gerçekçi bir biçimde hissettiriyor. Bu konuda gerçekten sayılı yazarlardan olduğunu düşünüyorum. Korku kitabına gelecek olursam, şu ana kadar Zweig'tan okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Yerini başka kitap doldurur mu bilemem ancak gerçekten benim duygularımı harekete geçiren bir kitap oldu. Kitabı okurken ana karakterin yaşadığı korku sebebiyle çok fazla gerildim. Içimizde sürekli ya da çoğunlukla var olan duygu durumu olan korkuyu kısa ve çarpıcı bir şekilde kurgusallaştırmak gerçekten başaralı bir iş doğrusu. Yazarı bu kadar övmenin yeterli olduğunu düşünüyorum. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam: Irene Wagner, eşi ve iki çocuğuyla maddi kaygı nedir, bilmeden yaşayan bir kadındır. Hayatında her şey o kadar düzenli ve tekdüzedir ki Irene bu sıkıntıdan kurtulmanın yollarını arar. Hayatına yeni bir heyecan katmak ister ve piyanist bir gençle görüşmeye başlar. İlk başta her şey yolunda ilerler. Ta ki Irene'nin kaçamakları biri tarafından fark edilene dek. Kendi sıkılganlığından dolayı bu yola başvuran Irene artık sıkıldığı tüm şeyleri kaybetmekle karşı karşıyadır. Devamını merak edenleri kitabı hızlıca okumaya davet ediyorum. Sözlerimi sonlandırmadan önce bir kaç bir şey daha eklemek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra fark ettim ki; korku bizi hayatta en tedirgin eden duygulardan biri. Genel olarak belirsizlik durumu biz insanları mahvediyor ve yaşamımızı alt üst etmeye yetiyor. Herhangi bir konuda bile sonunun kötü olacağını tahmin etsek bile "Amaaaan! Bitse bir an önce." deyip korkunun yarattığı belirsizlikten kurtulmak isteriz. Her konuda demem çok genelleme olabilir ancak, çoğu konuda siyahı ya da beyazı bilmek grinin
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · İndigo Yayınları · 2018125,1bin okunma
5/10
·192 syf.··
2019 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2019 18:46
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç || Hüseyin Rahmi Gürpınar . . . Herkese selaaam. Yeni bir yorum ile karşınızdayım. Ee hadi ekranı biraz kaydırın ⬇️. Kitabı okumaya başlama nedenim #yks hazırlıkları içindi. Eşit ağırlık öğrencisi olduğum için Türk klasikleri okumaya başlamıştım. Kitabı da bu sayede okuma fırsatı buldum. Kitabın dili biraz anlaşılır olsaydı, belki daha çok sevebilirdim diye düşünüyorum. Çoğunlukla arapça ve yer yer fransızca kelimler mevcut. Bu kelimelerin fazla olması kitabı anlamamı zorlaştırdı. Onun dışında kitabın konusu, Halley kuyruklu yıldızının Dünya'ya çarpacağı söylentisi üzerine bu işlere merakı olan Irfan Bey'in ve mahalleli arasında yaşananları anlatır. Irfan Bey'in kadınlarla arası pek iyi değildir. Hazır bu söylenti ortaya çıkmışken kadınları korkutmak adına Halley yıldızı ile ilgili felaket senaryoları yazmaya başlar ve kitaptaki olaylar bu şekilde başlar. Kitabın giriş kısmı mahalledeki teyzelerin konuşmalarından oluşmakta.Ben bazı kitaplarda bu kısımları sıkıcı bulurdum ama bu kitapta okurken eğlendim. Ama kitabı sevmememde ki diğer etken, hiçbir şey tam olarak oturmadı. Yazar neyden bahsetmek istedi tam olarak biraz arafta kaldım. Kitabın sonu Yeşilçam klasiğine döndü.Ayrıca ne aşk ne de kuyruklu yıldız konusu detaylı olarak işlenmiş. Hangi konuyu bize net olarak vermek istemiş pek anlayamadım ben.Hepsi havada kalmış. Kitabı genel hatlarıyla sevmedim ama yer yer eğlendiren yerler de oldu. Kitabın anlatımı biraz daha sade olsa kitabın anlaşılması adına daha iyi olabilirdi. Belki diğer yayınevlerindeki baskı sadeleştirilmiş olabilir ama bu baskı biraz daha anlaşılır hale getirilebilirdi diye düşünüyorum. Kitabı okuyup okumamak size kalmış. Ben dediğim gibi sınav için okudum. Ama yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Edebiyat
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Ren Kitap · 202025,7bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2019 21:44
Hayvan Çiftliği || George Orwell . . Herkese upuzuuuun bir aradan sonra merhaba arkadaşlar . Çok uzun bir zamandır ortalarda olmamamın sebebi hem fotoğraf çekmeye zamanım yoktu hem de araya sınav haftası girdi. Birazcık da ben üşendim doğrusu. Herneyse lafı fazla dolandırmadan sizleri yorumla baş başa bırakayım.⬇️ Kitabın içeriği şöyle: Bir çiflikte hayatlarını sürdürmekte olan hayvanlar; kendilerine zulmeden,emeklerini sömüren çiflik sahibini domuzların zekalarıyla çiftlikten atarlar. Böylece yönetim hayvanlara kalmıştır. Tüm hayvanların amacı, eşit ve rahat bir yaşam sürmektir. Herkes gücünün yettiği kadar çalışacak gibi kurallar koyarlar. Ilk baslarda her şey yolunda ilerler ancak yönetim yavaşça sadece domuzlara bırakılır. Zamanla yasaları domuzlar koyar ve diğer hayvanlara göre üstünlük elde ederler. Eşit bir hayat için çiftlik sahibini çiftlikten gönderen hayvanlar için bir şey değişmez,çiftlik sahibinin yerine şimdi domuzlar geçmiştir. Hayvan Çiftliği Stalin'e yapılmış bir eleştiridir. Ama yazarın kitapta eşleştirği şeyler sadece o döneme ait sorunlar değil. Aynı sorunlar günümüzde hala daha mevcut. Hala hiçbir şeyden haberi olmayan, topluluk nereye giderse oraya gitmekten başka bir şey yapmayan insanlar hala var. Hala yönetimde kendini düşünülenler,laf ebeliği yapıp kitleleri çok rahat etkileyen ve kandıran kişiler hala mevcut. Orwell'ın kitabı sadece o döneme değil bugüne de ışık tutacak cinsten. Onun dışında kitabın dili anlaşılır. Anlamakta bir güçlük yaşayacağınızı sanmıyorum. Son sözlerimi söylemden önce kitabı okuyanların veya okuyacakların kitabı daha iyi anlamaları için 1905 Rus Devrimi ve 1917 Ekim Devrimi'ni, Stalin'i araştırmalarını tavsiye ederim. Kitabı anlamlandırmak açısından yararlı olacaktır. Hayvan Çiftliği yazarın okuduğum ilk kitabıydı
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,8bin okunma