BilgeceKitap

BilgeceKitap
@bilgecekitap
Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak, bazıları ise sindirilmek içindir. -Bacon instagram.com/bilgecekitap
9/10
·238 syf.··
2026 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 16:30
İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası eserini ikinci kez okudum… Ve ikinci okumada zihnimde pek çok şey çok daha netleşti. İlk okumada hayran kaldığım o büyülü atmosfer ve kurgu ustalığı, ikinci okumada yerini derin bir hayranlığa bıraktı. Çünkü bu romanda hiçbir karakter, hiçbir olay, hiçbir ayrıntı “boşuna” değil. Başta bağımsız gibi görünen hikâyeler, ilerledikçe görünmez bağlarla birbirine eklemleniyor ve sonunda büyük bir bütünün parçası hâline geliyor. Dilinin yer yer ağır ve eski kelimelerle örülü olmasına rağmen tek bir sayfasında bile sıkılmadım. Aksine, o dil romanın ruhunu besliyor; okuru o dönemin İstanbul’unda puslu, gizemli ve rüya ile gerçek arasında salınan bir dünyaya taşıyor. Metin akıcı ama aynı zamanda katmanlı; her cümlede yeni bir anlam saklı. Romanın rüya ekseninde ilerleyen yapısı, karakterlerin yaşadıklarını sıradan bir olay örgüsünün çok ötesine taşıyor. Her biri kendi hikâyesini yaşarken aslında daha büyük bir hakikatin etrafında dolaşıyor. Okur olarak sayfalar arasında ilerlerken bir noktada “her şey yerli yerine oturuyor” ve o an gerçekten büyüleyici. İkinci okumada fark ettiğim en önemli şey şu oldu: Bu kitap aceleye gelmiyor. Sindirilerek, üzerine düşünülerek, hatta tekrar tekrar okunarak değerini daha çok gösteriyor. Kurgu zekâsı, sembollerle örülü yapısı ve karakterlerin ustalıkla birbirine bağlanışı gerçekten hayranlık uyandırıcı. Kısacası, Puslu Kıtalar Atlası benim için sadece bir roman değil; her okunuşta yeni kapılar açan, zihni diri tutan, edebiyatın ne kadar yaratıcı ve sınırsız olabileceğini hatırlatan çok kıymetli bir eser.
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
8/10
·104 syf.··
2026 15. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 19:56
Natalia Ginzburg’un İşte Böyle Oldu romanı, mutsuzluğun insanı zorlamadan, gürültü çıkarmadan nasıl içine çektiğini anlatıyor. Yazarın önsözü, kitabı bitirdikten sonra yeniden okunduğunda çok daha
Alıntı
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,661 okunma
10/10
·116 syf.··
2026 14. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 22:40
Ara ara okuyarak kendime döndüğüm kitaplardan biri. Bir çırpıda bitiyor ama etkisi uzun sürüyor. Bu kadar az kelimeyle insanın kalbine bu kadar büyük dokunuşlar yapabilmek… gerçekten hayranlık uyandırıcı. Hikâyedeki herkes kendi çapında haklı, ama bir o kadar da çaresiz. Çaresizlikle umudun iç içe geçtiği, üzülüp yine de vazgeçmemeyi seçen, dönüp dolaşıp aynı yere çıkan bir insanlık hâli. Ve belki de en çok bu yüzden bu kadar gerçek.
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,3bin okunma
10/10
·209 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 21:01
Bu, Beyhan Budak’tan okuduğum ikinci kitaptı. Açıkçası kişisel gelişim kitaplarını pek sevmem; çoğu bana üstten konuşan, akıl veren bir tonda gelir. Ama Beyhan Budak’ın kitapları bu algıyı gerçekten kırıyor. Kitap boyunca “Ben sana bilmediğin şeyleri öğretmeye değil, bildiklerini hatırlatmaya geldim” hissini çok net veriyor. Sohbet eder gibi yazıyor; kendi hayatından ve danışanlarının yaşadıklarından verdiği gerçek örneklerle anlattıklarını somutlaştırıyor. Bu da okurken sürekli “Evet ya, tam olarak bu” dedirtiyor. Benim için bu kitaplar “okudum, bitti” kitapları değil. Ara ara dönüp altını çizdiğim yerlere baktığım, hayat yolculuğunda kendime hatırlatmam gereken küçük ama çok kıymetli dipnotlar gibi. Hem zihnime hem ruhuma iyi gelen, yormayan ama düşündüren okumalar oldu. Eğer sen de “kişisel gelişim sevmiyorum” diyorsan, bu kitaba yine de bir şans vermeni öneririm. Çünkü bu kitap kişisel gelişimden çok, kendini fark etmeye dair uzun ve samimi bir sohbet. Beyhan Bey'in sohbetine sağlık.
Beyhan Budak
Beyhan Budak
1000Kitap
Kendine İyi Davran Güzel İnsanBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202512,8bin okunma
7/10
·413 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 13:49
Kitap, iki ana hikâye üzerinden ilerliyor. Bu iki hikâyeden biri daha baskın şekilde anlatılırken, anlatının içine serpiştirilmiş kısa masallar ve efsaneler metne farklı bir derinlik katıyor. Bu yönüyle okuma deneyimini zenginleştiren bir yapısı var. Ancak yazarın yer yer tekrarları artırması, benim için zaman zaman yorucu oldu. Açıkçası bazı bölümlerde hikâyenin bir an önce sonuca bağlanmasını istedim. Dönen iki hikâyeden daha az yer verilen anlatı, ilgimi daha çok çektiği için kitabın bitmesini beklerken sabırsızlandığımı fark ettim. Benim için çok etkileyici bir kitap olmadı; fakat Cengiz Aytmatov’un ne kadar kıymetli bir yazar olduğu gerçeğini de değiştirmiyor. İçerdiği düşünceler, insanlara ders niteliğinde mesajlar ve sorgulamalar barındırıyor. Bu yüzden Aytmatov’un tüm kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca kitabın içinden çıkarılmış bir bölüm olduğu ve çevirmenin notuna göre “Cengiz Han’a Küsen Bulut” kitabı okunmadan Gün Olur Asra Bedel’in tam anlamıyla kavranamayacağı belirtiliyor. Bu yüzden bir sonraki okumamda o kitaba da yer vererek, anlatıyı zihnimde daha net bir yere oturtmak istiyorum. Okuyup üzerine düşünmek isteyenler için önemli ve değerli bir eser.
1000Kitap
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma