Kitap, iki ana hikâye üzerinden ilerliyor. Bu iki hikâyeden biri daha baskın şekilde anlatılırken, anlatının içine serpiştirilmiş kısa masallar ve efsaneler metne farklı bir derinlik katıyor. Bu yönüyle okuma deneyimini zenginleştiren bir yapısı var.
Ancak yazarın yer yer tekrarları artırması, benim için zaman zaman yorucu oldu. Açıkçası bazı bölümlerde hikâyenin bir an önce sonuca bağlanmasını istedim. Dönen iki hikâyeden daha az yer verilen anlatı, ilgimi daha çok çektiği için kitabın bitmesini beklerken sabırsızlandığımı fark ettim.
Benim için çok etkileyici bir kitap olmadı; fakat Cengiz Aytmatov’un ne kadar kıymetli bir yazar olduğu gerçeğini de değiştirmiyor. İçerdiği düşünceler, insanlara ders niteliğinde mesajlar ve sorgulamalar barındırıyor. Bu yüzden Aytmatov’un tüm kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca kitabın içinden çıkarılmış bir bölüm olduğu ve çevirmenin notuna göre “Cengiz Han’a Küsen Bulut” kitabı okunmadan Gün Olur Asra Bedel’in tam anlamıyla kavranamayacağı belirtiliyor. Bu yüzden bir sonraki okumamda o kitaba da yer vererek, anlatıyı zihnimde daha net bir yere oturtmak istiyorum.
Okuyup üzerine düşünmek isteyenler için önemli ve değerli bir eser.
".. Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler art arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor, herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu."