Bırakın mesafeler olsun birlikteliğinizde. Bırakın dans etsin göklerin rüzgarları aranızda. Birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin: Bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan bir deniz olsun aşk.
Birbirinizin tasını doldurun ama aynı taştan içmeyin. Birbirinize ekmeğinizden verin ama aynı somundan yemeğin. Şarkı söyleyip dans edin birlikte, eğlenin ama yalnız başınıza olun ikiniz de.
Hatta aynı müzikle titreseler de ayrı duran telleri gibi kavganın. Yüreklicenizi verin, fakat teslim etmeyin birbirinizin eline. Çünkü bir tek Hayat’ın avucuna sığar yürekleriniz.
Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.
Onun için artık bizi bize göster ve doğum ile ölüm arasında olana dair ne varsa sana gösterilen, bize anlat.
El Mustafa da şöyle yanıtladı: Orphalese halkı, neden söz edebilirim ki, şu anda bile ruhlarınızda kıpırdanıp duran şeyden başka?
Belleğimi kaza kaza, alçakgönüllülüğün parlamama, küçülmenin yenmeme ve erdem’in ezmeme yardım ettiğini anladım. Barışçıl yollarla savaş açıyordum ve en sonunda, çıkar gütmezlik yoluyla, göz diktiğim her şeyi elde ediyordum. Örneğin, insanların doğum günümü unutmalarından hiç yakınmıyordum; dahası, bu konuda ağzı sıkı davranmama beni bir hayranlıkla şaşıp kalıyorlardı. Ama benim çıkar gütmezliğimin nedeni daha da gizliydi: Ben bu konuda kendimi acıyabilmek amacıyla unutulmaya istiyordum.