Bilgehan Arifoğlu

Bilgehan Arifoğlu
@bilgehanarifoglu
Herkes harika bir fizik ister, ama saatlerce spor salonunda yaşamanın fiziksel stresini ve acısını kabul etmeden o fiziğe ulaşamazsınız. İnsanlar kendi işlerini kurmak ister, ama risk almadan, belirsizliğe, art-arda gelen başarısızlıklara, hemen hemen hiçbir şey kazanmayan bir işe inanılmaz saatler harcamaya razı olmadan başarılı bir girişimci olamazsınız.
Kişisel Gelişim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir."
Felsefe-Düşünce
"TV reklamları her zaman daha iyi iş, daha güçlü bir araba istemenizi ister. Dünya size durmadan daha iyi bir yaşama sahip olmanın yolunun fazlası, hep fazlası olduğunu söyler. Neden? Bana kalırsa ne kadar çok şeyi kafanıza takarsanız, satışlar da o kadar artar da ondan. "Daha iyi bir yaşamın anahtarı daha fazlasına sahip olmaya çabalamak değildir; daha aza önem vermektir, gerçekten doğru ve o anda önemli olana aldırmaktır."
1000Kitap
"Bugün içinde yaşadığımız kültür takıntılı biçimde gerçek dışı pozitif beklentilere odaklanmıştır: Daha mutlu ol. Daha sağlıklı ol. En iyisi ol, başkalarından daha iyi ol. Daha zeki, zengin, seksi, popüler, üretken ol, imrenilen ve hayranlık duyulan biri ol." İroniktir ama, pozitife, daha iyi olana, en iyiye olan bu takıntı bize sadece durmadan ne olmadığımızı, neye sahip olmadığımızı, ne olabilecekken olmayı başaramadığımızı hatırlatır. Gerçekten mutlu biri aynanın karşısına geçip de kendine ne kadar mutlu olduğunu söyleyip olumlama yapma ihtiyacı duymaz. O sadece mutludur.
Kişisel Gelişim
Homo economicus, tek başına yaşayan, militanca bencil ve az çok toplumsal.
Puan vermedi·344 syf.··
2021 20. kitabı
Notlar ve Alıntılar En başından itibaren *homo economicus,* büyük ölçüde parasal kazançla motive edilen ve kendisi dışında herkesten, bilhassa "kamu"dan derin şüphe duyan aşırı bir bireycilik biçimiyle tarif edildi. *Homo economicus,* tek başına yaşayan, militanca bencil ve az çok toplumsal olan her şeyin doğal muhalifli bir yaratık olarak tasarlanmıştır. Refah devleti başlangıcından itibaren hiçbir zaman yönetici seçkinlerin böylesine güçlü nefretine maruz kalmadı. Sosyal hizmetler, işsizlik yardımı, sağlık, belediye meclisleri ve kütüphaneler, parklar; "Kamu malı" olarak bilinegelen varlıklarla ilintili her şey kökten saldırıya uğruyor. İyi de olsa kötü de olsa -ki genellikle kötüdür- özel, paralı birey egemendir ve aksini iddia eden kim olursa olsun mutlaka demode, huysuz kolektivist, mazide kalmış bir dinozordur. Kamu. Ne ifade ediyor bu kavram? Latince halk anlamını taşıyan publicus ve populus terimlerine dayanır. Ama bu "halk" anlayışı farklı bireylerin basit toplamı demek değildir; çünkü *populus* paylaşılan, ortak çıkarları ima eder: varlığını sürdürme, refah, özgürlük, iyi hayat vb. Bizi diğerlerinin kaderine bağlar, herkesin birbirine paylaşımcı bir sorumluluk duymasını sağlar. Günümüzde şirketler, kapitalizm sayesinde değil, "ona rağmen" üretilmiş olan toplumsal refahı tekelci tarzda ele geçirmenin peşindeler. Yani bizlerin ürettiği refaha, ekonomik formalizmin gerçeklere aykırı kuralları altında çalışmak zorunda kalarak ürettiğimiz refaha "el koyma"ya çalışıyorlar. Gilles Deleuze: "Bize şirketlerin ruhu olduğu öğretildi, bu dünyadaki en dehşet verici haberdi." Özelleştirilen hizmetlerin çoğunlukla temel kamu malı olarak görülmesi gereken doğal tekellerden oluşması değil. Su, ulaşım, enerji gibi varlıkları özel kişilerin ellerine bırakmak şimdiye
Felsefe-Düşünce
Homo Economicus'un ÖlümüPeter Fleming · Koç Üniversitesi Yayınları · 201921 okunma