Annemizi mutlu ettiğimizi hissedemezsek, "Kimsenin istemediği bir yüküm. Keşke ortadan kaybolabilseydim. Bu kadar yer kaplamamam gerekir", gibi bir sonuca varabiliriz. Ufalır ve içimizdeki ışığı gizlemeyi öğreniriz.
Annenin kusursuz olması gerekmez, zaten böyle bir şey mümkün de değildir. Şayet bir kusursuzluk durumu varsa, bu, çocuğun bakış açısıyla oluşan bir durumdur.
Yeteri kadar iyi olan bir annenin günlük ilişkilerde meydana gelen o kaçınılmaz çatlakları onarabilmesi gerekir. Her zaman doğru davranmayabilir ama hata yaptığında bunu nasıl düzeltebileceğini de bilmelidir.
Pek çok kadın annelik ederken ve partnerlik yaparken bocaladığı için hayıflanır. Ama bir kadın en azından hayatının bir döneminde başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya hazır değilse, aslında annelik görevine de hazır değildir.
“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”🗝️
Cem Yayınevi, 1993, İlk Baskı🥀