Bilgges

UNUTMALI MI, UNUTMAMALI MI?
9/10
·280 syf.··
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:26
Unutmak tanrının insana bahşettiği en muazzam hediyelerden birisi. Yaşanılan acıları, kötü günleri ağrıları bazen de hayatınıza girmiş değersizlikleri... Peki ya geçmişi tamamen Unutmak? Ait olduğun geçmişi ve anılarını Unutmak? Neyi unutabileceğimize karar verebilseydik değişir miydi hayatımız ? Kimbilir belki çok daha huzurlu olurduk ya da mutsuz olurduk ziyadesiyle... Mistik masalsı bir hikaye. Savaşta kazanan olmadığını vurguluyor bir kez daha. Savaşta kazanan devletler ama insanlar hep kaybediyor ,tarih ne olursa olsun, kazanan tarafta olsalar bile... Vicdanını,merhametini, kısacası insani tüm duygularını kaybediyor insan. Kazandığı ise bitmek bilmeyen bir öfke, intikam hırsı, onarılamaz bir yalnızlık... Kazuo Ishiguro savaşın farklı yüzünü masalsı mistik bir dille anlatmış. Devler, ejderhalar, ilginç yaratıklar unutmaya neden olan sisler... Kalın bir masal kitabı okuyor gibi hissettim kendimi. Hoş masallar hep mutlu son ile biter. Bizim bu masalımız pek de mutlu bitmedi. Yazarın hayal gücüne hayran oldum yazım şekline de bir o kadar. Çevirmen Roza Hakmen olunca da taşlar yerine oturmuş doğrusu. Sevimli yaşlılarımız( bana kitap boyu böyle hissettirdi) Beatrice ve Axl'ın birbirlerine sesleniş şekilleri çok hoşuma gitti. Beatrice sürekli "kocam" diyordu eşine Axl ise "Prensesim"... Ülkeleri üzerindeki sis hayatlarındaki bazı olayları unutturmuş insanlara. Bu sis perdesi bir ejderhanın nefesinden kaynaklı. Sonlandirabilmek için bu durumu ejderhayı öldürmek gerekiyor. Eee öldürsünler ve kalksın bu sis perdesi ne var ki diye düşündüm. Kitabın sonlarına doğru acaba unutmaya devam mı etsinler dedim sonra da aman ne kadar kötü olabilir ki herşeyi hatırlamaları dedim. sonra Beatrice ve Axl 'ın hayatları yavaş yavaş aydınlanınca bilmemek kadar bilmek de acı veriyor
Gömülü DevKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20182,050 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Distopik mi? Gerçeklik mi?
10/10
·240 syf.··
2026 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 10:38
Yavaş yavaş sindire sindire okumanız gereken bir eser... öyle ki okurken hücrelerinize işliyor acının kekremsi tadı ve çaresizliğin ince sızısı. Kapana kısılmış gibi hissediyorsunuz, elinizi uzatıyorsunuz ama boşlukta sallanıyor sanki. Çocuklarınız varsa anneyseniz hele bir de bunca acı arasında tek başınıza nasıl kürek çekmeye çalıştığını Eilish in anlamlandırabilirsiniz. Uzak bir gelecek tasvir edilen ve bir distopya okuduğumuz ama o kadar da tanıdık yaşadığımız çevrede... Hep başkalarının başına geleceğini düşündüğümüz felaketlerin ve bizden uzak zannettiğimiz kötü günlerin bir anda ortasında kalıverirsek nasıl başa çıkarız diye derin derin düşündürüyor. Aynı kendi halinde yaşayan Stack ailesi gibi...Olay en yakın gelecek 10 yılda İrlanda da geçiyor. İrlanda'da yapılan seçimleri kazanan aşırı sağcı parti zamanla kendine muhalif olanlara karşı baskı ve şiddet eğilimli bir politika izler. Karşı devrimci etkisi ile ülke iç savaşın eşiğindedir. Devlet muhalif güçlerin etkisini yok etmek için gözaltılarına başlar. Bir gün sendikada yönetici olarak çalışan Stack ailesinin babası Larry tutuklanır. Bilim insanı olan ailenin annesi Eilish bir yandan gözaltındaki kocası için endişelenirken diğer yandan dört çocuğunu ülkenin içine sürüklendiği kaostan korumaya çalışacaktır.  Konu olarak dediğim gibi her ne kadar yabancı olmasak da her sayfada sanki ilk kez böyle bir şey yaşanıyormuş gibi hissettiğimiz ya da sanki yaşanması bir taraftan imkansız gibi düşündüğümüz diğer taraftan da her an böyle bir kaosun içinde varlığımızı sürdürmeye ramak kaldığımızı düşündüğümüz bir kurguya sahip. Beni tek ilk başlarda zorlayan unsur yazarın kullandığı biçimsel yaklaşım oldu. Diyaloglar ayrılmış hâlde değil. Paragrafın içinde. Bu yüzden kim konuşuyor, ne konuşuyor anlamak için biraz dikkat
1000Kitap
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,956 okunma
Kadın mı Tuhaf Yoksa Kitap mı?
5/10
·164 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 13:21
Leyla Erbil'i çok merak ediyordum ama yanlış bir kitabıyla tanışma fırsatım oldu. Çok beğendiğim söylenemez evet Tuhaf Bir Kadın'ı. İsmi kadar tuhaf bir kitap aktı gitti. Allah'tan yazarın dili ve anlatım şekli kuvvetli ki okuyabildim. Araştırdığımda seveni çok kitabın merakla okuyorum incelemeleri neleri beğendiler acaba ya da neleri gördüler benim farkedemediğim diye... Anlatımdan yana hem fikiriz akıcı ve edebi. Konusu hakkında kimi ilgi çekici bulurken kimi de ben gibi anlamsız ve boş bulmuş. Başlangıçta genç bir kızın günlüğü okuyoruz. Sonradan adının Nermin olduğunu öğrendiğimiz bu kız başta kendi annesi olmak üzere tüm otoritelere karşı. Toplumun tabularını yıkmak için sert duruşlar sergileyen devrimci bir kişilik. Annesi muhafazakar dayatmalarla hayatını kısıtlamaya çalışan baba faktörü hayatında çok etkili olmayan asi bir genç kız. Kitap bölümlerden oluşuyor. Ilk bölümde bir nebzede olsa bi odaklanıp anlamaya çalışıp okuyabiliyorsun. 2. Bölümde baba nın dilinden yazılmış,hasta yatağında iç sesiyle. Bu bölüm bana çok gereksiz ve karmaşık geldi açıkçası. Bir Suphi karakteri dahil oluyor ki sürekli Suphi'yi kim öldürdü repliği dönüyor. Ama kimdir bu Suphi ve neden bu kadar önemli ki öldürülmesi hakkında bir bölüm boyunca sayıklamalar geçiyor.3. Bölümde anne karakteri tasvir ediliyor. Ilk bölümde baskıcı zalim olarak resmedilen anne bi anda sahiplenici merhametli hale dönüşüyor. En son bölümde ise tekrar Nermin karakterine dönüyoruz büyümüş evlenmiş. Yine de kafamda oturmayan çok şey var. Feminist ruhlu devrimci genç kız nasıl olur da geçmişte kardeşine tacizde bulunmuş bir adamla evlenir. Evlendiği adam Bedri, en yakın arkadaşı Meral'in abisidir. Meral'in ağzından dinlediği olayı kadını meta olarak görmeyen, feminist ruhlu, erkeklerin bakış açısını küçümseyen
1000Kitap
Tuhaf Bir KadınLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,864 okunma
Ya insanca onurlu yaşamalı ya dünyadan göçüp gitmeli sessizce...
10/10
·215 syf.··
2026 14. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 13:08
İzmir Kültürpark'ta bir imza gününde edindim kitabını İlyas Salmanın, kendisi ile tanışma şerefine erişerek... "Sevgili Genç Yoldaşım, ya insanca onurlu yaşamalı, ya dünyada gereksiz yer işgal etmeden göçüp gitmeli. Sizin İlyas " diye yazdı imzalarken kitabını. Ne yalan söyleyeyim çok filmini izledim takdir ederdim ama bu kadar yakından tanımazdım kendisini. Aynı imzalarken ifade ettiği gibi onurlu bir yaşam sürüp iz bırakmış hayata... Dünya görüşü, devrimci kişiliği, insana bakış açısı, merhameti vicdanı ile daha fazla değer hakkettiğini düşünüyorum. 14 filmi hakkında bir söyleşi kitabı, okuduğum ama satır aralarında anlıyorum ki aslında daha da fazlası var özellikle 80 darbesi sırasında video film döneminden kalma. Sistemi, yönetmeni, oyuncuyu ve çekinmeden kendisini eleştirebilen bir özgüvende. Yaptığı doğrular kadar hatalarını da kimseden esirgemeden okuyucuya sunuyor. Para çoğu zaman ilk planında olmamış ki sinemaya aşık 80 yaşımda da oynamak isterim diyor kısaca. Hatta çoğu zaman özel hayatının bile önüne geçtiğini söylüyor bu aşkının. Eşinden önce oyunculukla evli olduğunu vurguluyor : "Eşinden önce oyunculukla evlisin. Bu beni rahatsız ediyor işte. Film çekilirken kendimle bunun kavgasını çok verdim. Sonra dedim ki, bu filmin getireceği ödül ya da ödüller beni rahatlatacak. O yüzden sikâyetinden vazgeç ve oynamaya devam et. Yani oyunculuk maceram bir yönüyle benim davam ve kavgam ama bir yönüyle de afyon gibi." Kendine yapılan haksızlıklar bir bakıma hayatına şekil vermiş yapılanları kabullenmiş ama kalben affetmemiş. Çirkin olarak anılmış hayatının neredeyse her döneminde çocukluğundan başlayarak. Konservatuardaki bölüm Şefi Ergin Orbey bir bakıma albenisini vurgulamak için: "Sana çirkin diyorlar ama çirkin değilsin. Güzel de diyemem. Ama yakışıklı bir
1000Kitap
İlyas Salmanİlyas Salman · İleri Yayınları · 053 okunma