Bu kitap, din ile akıl arasında bir çatışma olmadığını, aksine gerçek aklın ancak ahlâk ve maneviyatla birlikte gelişebileceğini anlatıyor. Taha Abdurrahman'a göre modern dünyada akıl çok fazla yüceltilmiş, fakat vicdan ve ahlâk geri planda bırakılmıştır. Bu nedenle insan bilgi bakımından ilerlese de anlam ve değer konusunda büyük bir boşluğa düşmüştür.
Kitap yer yer ağır bir dile sahip olsa da sabırla okunduğunda oldukça ufuk açıcı fikirler sunuyor. Özellikle modernlik, seküler düşünce, ahlâk ve İslam düşüncesi üzerine düşünen okuyucular için önemli bir eser. Taha Abdurrahman sadece eleştirmekle yetinmiyor; aynı zamanda insanın manevi yönünü merkeze alan alternatif bir düşünce yolu da öneriyor.
Değerlendirmem:
Bu kitap bana aklın sadece düşünmekten ibaret olmadığını, insanın ahlâkı ve davranışlarıyla da şekillendiğini hatırlattı. Taha Abdurrahman'ın en güçlü yanı, modern dünyayı eleştirirken sadece sorunları göstermemesi, aynı zamanda çözüm yolları da sunması. Bazı bölümler zorlayıcı olsa da üzerinde düşünmeye değer fikirler barındırıyor. Özellikle din, ahlâk ve modern hayat arasındaki ilişkiyi sorgulayan herkesin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.