Şimdi insanlığın yeni tabusu bilimdir. Bilim, insanın hür düşüncesinin önünde demirden bir köstek gibi duruyor. Ona, her şeyi benim dediğim gibi düşüneceksin, diyor. İnsanı yalnızca ancak kendi bildirdikleri ile sınırlandırıyor.
Sayfa 18 - İz Yayıncılık·Kitabı okuyor
Alıntı
Miranda D:
Ölmek istemiyorum, çünkü geleceği aklımdan çıkaramıyorum. Yaşamın bana neler getireceğini öğrenmek için umutsuzca bir merak duyuyorum. Başımdan neler geçeceği, nasıl gelişeceğim, beş yıl sonra, on yıl sonra, otuz yıl sonra ne olacağını. Evleneceğim adam, yaşayacağım ve gezeceğim yerler. Çocuklar. Yalnızca bencil bir merak değil. Tarih boyunca en az ölme arzusu duyulacak bir zamanda yaşıyorum. Uzay yolculuğu, bilim, uyanıp gerinen koca bir dünya. Yeni bir çağ başlıyor. Tehlikeli olduğunun farkındayım. Ama bu dünyada yaşamak harika bir şey. Çağımı çılgınca seviyorum.
Sayfa 214
Roman
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çıkmaz sokak yolcularıyız
İnsan, insan olduğunu bileli Hayvanları aşağılayıp Kendini yüceltti. Tanrı dedi Kendisine benzetti. Bilim tahtından Darwin "Yeryüzünün şanı şerefiyiz," dedi, Halt etti. ...
Sayfa 24 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
ne deha, ne sefkat ve belagat
(1. Kisim) Bu deneye başlamadan önce, hayatın içinde sorgulamadan sürüklendiğim zamanlarda hayatımı *olaylarla* ölçerdim. Genelde "iyi vakit geçirmek" olarak görülen şeye kavuştuğumda mutlu olduğumu *zannederdim*. Ama her günkü mutluluğun hesabını tutmaya başladığımda, kendine özel bir niteliği olan bazı anların farkına vardım, bu nitelik ****etrafımda olup bitenden tümüyle bağımsızdı**** zira bazen en önemsiz durumlarda ortaya çıkıyordu. Bu anların özel olmasının sebebi, "güzel vakit geçirmek"ten anladığım şeyin çok ötesinde bir mutluluk hissi vermesi ve gündelik kayıtlarımdaki diğer bütün kaygıları gölgede bırakmasıydı. Bu anların tesadüfen bir kenara çekilip kendi deneyimime ***geniş bir odakla baktığım, hiçbir şey istemediğim ve her şeye hazır olduğum*** zamanlarda ortaya çıktığı sonucuna vardım zamanla. Çalışmalarımın geri kalanı bu bakma becerisinin neye bağlı olduğunu ortaya çıkarma teşebbüsüne dönüştü. Sadece farklı şeylerden keyif aldığımı değil farklı şeyler istediğimi de fark ettim. Körlemesine yaşadığım zamanlarda farklı isteklerle oraya buraya savruluyordum, ama onlara bakmayı bıraktığımda şamataları dindi ve kendi içimde çok daha derinlerden çıkıp geliyormuş gibi görünen başka isteklerin farkına vardım. Hayatta olduğuma emin olduğum kadar emindim ki mutluluğun *gerekçeye ihtiyacı yoktu**, aynı zamanda yaptığım şeyin benim için doğru olduğuna dair nihai sınavdı. Ancak
Sayfa 178·Kitabı okuyor
Elveda tatLım, seninle iLiskimiz buraya kadar -son-
“Eğer daha ötesini görebildiysem, devlerin omuzlarında durduğum içindir.” Issac Newton
1000Kitap
Atomlar Üzerine
Bilim tarihini tek bir önemli cümleye indirgemeniz gerekse, o cümle "Her şey atomlardan yapılmıştır" olurdu. Onlar her yerdedir ve her şeyi onlar oluşturur. Çok uzun yaşadıklarından atomlar defalarca deveran eder. Sahip olduğunuz her bir atomun size gelene dek birkaç yıldızdan geçtiğini,milyonlarca organizmanın parçası olduğuna kesin gözüyle bakabilirsiniz. Her birimiz atom açısından o kadar zenginiz ve öldüğümüz zaman öyle etkin bir geri dönüşüm sürecine gireriz ki atomlarımızın önemli bir miktarı( kişi başına tahminen bir milyar kadarı) muhtemelen bir zamanlar Shakespeare'e aitti.1 milyar atom da her birimize Buda'dan, Cengiz Han'dan ve adlarını sıralamak isteyeceğiniz başka bir sürü tarihi şahsiyetten geldi( Bunların maziye karışmış zat-ı muhteremler olmaları şart tabii çünkü bir kişiye ait tüm atomların tekrar paylaştırılması onlarca yıl alır yani siz ne kadar isterseniz isteyin henüz Elvis Presley'le birleşmiş olamazsınız) Demek ki hepimiz kısa ömürlü olmakla birlikte, reenkarnasyonlarız. Öldüğümüz zaman atomlarımız dağılır ve başka yerlerde yeni kullanımlar bulmak (bir yaprağın ya da başka bir insanın veya bir çiğ damlasının parçası olmak) üzere çekip giderler. Bununla birlikte kendileri neredeyse sonsuza dek yaşar. Bir atomun ne kadar uzun yaşayabileceğini kimse tam olarak bilmiyor ama Martin'in Rees'e göre ömürleri yaklaşık 10 üzeri 35 yıldır: Benim bile bilimsel yazımına başvurmaktan çekinmeyeceğim kadar büyük bir sayıdır bu. Üstelik atomlar çok miniktir hem de nasıl minik yarım milyon atom omuz omuza dizilse bir insan tüyünün arkasına saklanabilir. Böyle bir ölçekte tek bir atomu hayal etmek esasen imkansızdır, ama elbette denemekte özgürüz...
Sayfa 120
1000Kitap