Bugün masamda, sayfalarını nasıl çevirdiğinizi anlamayacağınız, kuantum fiziği teorilerini nefes kesici bir gerilimle harmanlayan enfes bir bilimkurgu romanı var: Blake Crouch’tan Karanlık Madde. Hikayenin merkezinde, geçmişte büyük bir bilimsel kariyer ile ailesi arasında seçim yapmak zorunda kalmış ve tercihini sakin bir aile hayatından yana kullanmış fizik profesörü Jason Dessen yer alıyor. Jason, eşi Daniela ve oğlu Charlie ile Chicago’da mutlu bir yaşam sürerken, bir gece maskeli bir yabancı tarafından kaçırılıyor ve kendisine enjekte edilen bir kimyasalın ardından gözlerini açtığında, bildiği her şeyin tamamen değiştiği bir gerçeklikle karşılaşıyor. Bu yeni dünyada eşi onunla hiç evlenmemiştir, bir oğlu yoktur ve kendisi laboratuvarda imkansızı başararak kuantum süperpozisyonunu insan boyutuna taşımış dahi bir bilim insanıdır.
Jason, çoklu evrenlerin ve seçilmeyen yolların yarattığı bu devasa labirentte, kendi gerçekliğini ve ailesini bulmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye girişiyor. Schrödinger'in Kedisi teorisini bir insanın hayat seçimleri üzerinden yeniden yorumlayan roman, temposunu bir an bile düşürmeyen yapısıyla okuyucuyu sürekli ters köşe yapıyor. Sürükleyici bir paralel evren macerası sunmanın yanı sıra, insanın kendi geçmişiyle, pişmanlıklarıyla ve *"O kararı vermeseydim bugün kim olurdum?"* sorusuyla yüzleşmesini sağlayan derin bir felsefi sorgulamayı da beraberinde getiren bu eseri, bilimkurgu ve gerilim seven herkesin mutlaka kitaplığına eklemesini öneririm.