Yazmanın , daha doğrusu kendine yazmanın ne büyük bir nimet olduğunu anladım yazmadıkça ve dahi kendime okumadıkça. Ne diyorum? Deadline putu diyorum efenim, bilen bilir. Uyutmaz geceleri. Neyseki olacak olan olur. Elden geleni yapmanın huzuruyla bir süredir seyahat ediyorum. Şuan karşımda Luis köprüsü var. Portonun meşhur alametlerinden. Harabe gibi bir yerdeyim. Muhtemelen Portonun bu tarafaki en tepe ve en iyi manzara noktasıdır. Harabet ehlini hor görme demiş, defineye malik viraneler var… hakikat ki öyle. Portekizin mağrib etkisiyle gelişmiş “azulejo” sanatı, bu viranedeki taşlarada yansımış. İnsanlar gelip geçiyor aşağıki sokaktan. Hoş görünmediği için buraya çıkmayı gerek görmüyorlar belkide. Ya da gidilecekler listelerinde adı geçmediği için, adı bilinmezlerden olduğu için gelmeye layık görmüyorlar. Acaba böyle böyle kaçırıdğımız, görmezden geldiğimiz nice defineye malik viraneler kaçırıyoruz? Bu da bugün boyunca benimle kalacak sorum. Manzarayı görebilecek bir nazara sahip olmak duamızdır. Selam ile. Srs.