Puan vermedi·186 syf.··
2026 123. kitabı
Bugün sizlere özel bir kitapla geldim. Bazen bir kitap, daha ilk sayfalarından itibaren bildiğiniz tüm kalıpları yıkacağını fısıldar. Ömer Faruk UZUNYOL ’un kaleme aldığı “Statik Algılar Dinamik Hayatlar”, tam olarak böyle bir zihinsel dönüşümle başlıyor. Yazar, Cerebral Palsy ile olan yaşam yolculuğunu bir eksiklik ya da “arıza” olarak değil; beyindeki işlemcinin mekanik uzuvlara komut iletirken yaşadığı bir frekans karışıklığı, yani sisteme ait özgün bir tasarım olarak tanımlıyor. Kendi yaşam mücadelesini ve Makine Yüksek Mühendisi olma yolunu anlatırken bilişim, yazılım ve mühendislik terminolojisini öyle derin edebi metaforlara dönüştürüyor ki, ortaya tamamen kendine has, büyüleyici bir dil çıkıyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri de her bölümün başında yer alan, adeta birer modern yaşam manifestosu niteliğindeki derin sözler. “Her düşüş, bir arıza değil, sistemin kendini yeniden kalibre etmesiydi” cümlesiyle başlayan yolculuk, hayattaki sarsıntıların bizi yok etmek için değil, ayarlarımızı yenilemek için var olduğunu hatırlatıyor. Gri koridorların arasında kaybolurken karşımıza çıkan “Uyum, başkalarına benzemek değil, kendin olarak kalabilmektir” felsefesi bireyin özgünlüğüne saygı duruşunda bulunurken; küresel krizlerin gölgesindeki “Fiziksel alan daraldıkça, düşünce alanı genişler” mottosu zihnin sınır tanımazlığını gözler önüne seriyor. Emekle, sabırla ve disiplinle inşa edilen bu yolculuğun finali ise hepimiz için sarsıcı bir yüzleşmeyle bitiyor: “Hata vermeyen sistem yoktur; çökmeyen sistem vardır.” Hayatın sürekli yeni değişkenler üreten dinamik bir yapı olduğunu ve önemli olanın hiç düşmemek değil, her sarsıntıdan sonra sistemi yeniden ayağa kaldıracak iradeyi koruyabilmek olduğunu anlıyoruz. Son sayfada da vurgulandığı gibi, şartlar değiştiğinde
Statik Algılar Dinamik HayatlarÖmer Faruk Uzunyol · İkinci Adam Yayınları · 20261 okunma
8/10
·217 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın yazarının ismi belirsiz muhtemelen uluslararası bir şirkette yazılım veya bilişim mühendisi olan birisi ki bazı patent veya telif haklarından çekindiği için kimliğini gizli tutmuş .M.T.
İkaros’un Sayıklamaları 2M.T. · Cinius Yayınları · 201862 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:31
Selam kitap dostlarım bugün bir şiir kitabı ile geldim. Bu kitapta kökleri geleneksel tasavvuf düşüncesine dayanan ancak yüzü tamamen bugünün modern dünyasına, insanına ve çıkmazlarına dönük güçlü bir edebi yönü ile karşımıza çıkıyor. Şair, insanın hem kendi iç dünyasında verdiği varoluşsal mücadeleyi hem de dış dünyadaki toplumsal ve teknolojik dönüşümlerin getirdiği yozlaşmayı bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. ​Şiirlerin genelinde öne çıkan en belirgin tema, dünyanın geçiciliği karşısında insanın düştüğü gaflet ve manevi uyanış arayışıdır. Şair, hayatı gelip geçen bir kervana benzeterek insanın bu dünyada baki kalmayacağını hatırlatır ve nefsin geçici hazlarına kapılan insanı sert bir uyanışa davet eder. Bu manevi uyanışın yolu ise "bilgi", "ilim" ve "kendini bilmekten" geçer. Hayatın terbiyesinden geçmeyen, bilginin sefasını sürmeyen ve hakikate gözünü kapayan insan, kendi yalanına kanan bir mahkûm olarak tasvir edilir. İnsanın özünü, ahlakını ve karakterini bulması ancak Hakk’a giden yola yönelmesi, nefsini terbiye etmesi ve kalbini manevi bir cila ile temizlemesiyle mümkündür. Bununla birlikte, şair fildişi kulesinden seslenmek yerine doğrudan toplumsal adaletsizliklere, ahlaki aşınmaya ve insan ilişkilerindeki çürümeye ayna tutar. Hayatın herkesi aynı mektepte, fakat farklı şartlarda imtihan ettiğini vurgularken; varlık ve yokluk, zenginlik ve fakirlik, zariflik ve çirkinlik arasındaki keskin zıtlıkları evrensel bir kader döngüsü içinde işler. Şiirlerin modern çağa dokunan en özgün damarı ise dijitalleşme ve teknolojik esaretin getirdiği e-hastalıklar ve yabancılaşmadır. Şair, sürekli değişen bilişim dünyasının, çoğalan seçeneklerin ve ekran bağımlılığının insanı kendi hakikatinden kopardığını savunur. ​Sonuç olarak bu şiirler; teknolojinin ve
Kırk Şiir Bir ŞairEmre Zeybek · Tebeşir Yayınları · 20258 okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Albay olarak ordudan ayrılan Yazarın Kozmik oda soruşturması kapsamında yaşadıklarını anlattığı güzel bir araştırma eseri. Eski adı ile Özel Harp Dairesi, yeni adı ile Seferberlik Tetkik Başkanlığında çalışırken 2009 yılında bir şüphe üzerine komutanı Servet Yörük tarafından başka bir albay B. K. Takibi görevinde iken Aralık 2009 yılında polisler tarafından Çukurambar'da kelepçelenmesi, Savcı Mustafa Bilgili'nin olay yerine gelmesi, bu sırada cebinden kağıt düşmesi ve bu kağıt ile ihbar telefonu kapsamında Bülent Arınç'a suikast planlama iddiasıyla ifadesinin alınması, tutuksuz yargılanmasına rağmen 5 sene boyunca teknik ve fiziki takibe maruz kalması anlatılıyor. Mustafa Bilgili ve Hakim Kadir Kayan'ın Kozmik odada inceleme yapmak için mücadelesi, komutan Selahattin Kısacık'ın belgeleri tutanak tutup teslim etmemesi, 3.5 sene boyunca savcının bir şey yapmaması, Albay ve diğer şüphelilerin şüphede arınacak delillerini dosyaya eklememesi, Kadir Kayan'ın kozmik odada 11 ve 16 nolu odada yaptıkları, TEM polislerinin bilişim uzmanını etkilemeye çalışması anlatılıyor. Bilgisi 17-25 sonrası davayı başka bir savcıya devredince ihbar telefonunun bile sahte olduğunu ortaya çıkması, ama 2013'te kozmik odaya giren savcının TÜBİTAK personeli ile beraber olması gerekenden daha çok imaj alması ve kopyalaması, yeni gelen savcının bunu tutanak altına alması, sonradan bu eski Savcı ve hakimlerde Bylock olduğunun ortaya çıkması, çoğunun hapis yatması anlatılıyor. Servet Yörük'ün personelini savunmaması, 2013 yılında Albay Muharrem Köse ve Necdet Özel'in savcıya kozmik oda için izin vermesi, bu süreçte sürekli sürülen Yazarın çektiği çileler, atandığı yerlerdeki personelin onlara şüphe ile yaklaşması anlatılıyor. O dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken
Kozmik AlbayErkan Yılmaz Büyükköprü · Kırmızı Kedi Yayınları · 2020440 okunma
8/10
·258 syf.··
2026 70. kitabı
Devil's Rose MC serisinin ilk kitabı aslında kitaba bayıldım hatta ana çifte hasta oldum okuduğum en komik mc serisiydi .Özellikle kadın karakter gerçekten en taptığım kadın karakterler listesinde ilk beşte oldu yani o derece :D Fakat yazar iki seriyi karıştırarak yazdığı için ve biri mc serisi ki malum onlar zaten kalabalık bu sefer müthiş bir kalabalık olmuş kitapta . Bu durumun ayarı kaçınca işte çorba olmaya başlıyor . Rhodie neredeyse 36 yaşında ve mc grubunun infazcısı askeri geçmişi ve travmaları var . Bir gece mc topraklarında iki yabancı görüyorlar Rhodie bunları izlemeye başlıyor . Her ikisini yakalıyorlar bir kadın diğeri erkek .Tuesday 30 yaşında otizm spektrumunda olan bir manyak yetenekli bir hacker kadın gerçekten şahane bir çatlak bakın :D MC yakaladığı adamı sorgulamak istiyor zira Tuesday 'in anne babası o 13 yaşındayken infaz ediliyor . Kız tüm yeteneğini araştırmasını senelerce kullanıp bu adama varmış zaten o ve üç erkek kardeşi bilişim hacker işleri vs üzerine ünlü bir şirkete sahipler . Buradan başlayan konu mc ve bu şirketin dahil olmasıyla ilerlemeye başlıyor ve çok çetrefilli yerlere varıyor . Bu sırada Rhodie ve Tuesday ilişkisi başlıyor . Bazı sahnelerde gerçekten yüksek sesli kahkahalar attım şahaneydi cidden . Yazar Tuesday'in otizmini nasıl deneyimlediğinin hem de çevresindekilerin nasıl deneyimlediğinin iniş çıkışlarını harika tasvir etmiş. Kitapta her şey var romantizm, çatışma, mizah, gerilim ve en önemlisi güçlü kadın karakterler.
RhodieCleo Browne · Independently Published · 20242 okunma
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:17
Luciano Floridi, çağdaş felsefede özellikle dijital çağın etik ve felsefi sorunları üzerine çalışan en önemli düşünürlerden biridir. 1964 doğumlu İtalyan filozof Bu kitabı oldukça anlaşılır bir dille yazılmış görsellerle desteklenmiş keyifli bir kitap ama en büyük sıkıntısı 2014 yılında yazıldığından mütevellid .Çılgınca ilerleyen bilişim teknolojisinde biraz modası geçmiş kalmakta: Dördüncü Devrim 1 Kopernik,2 Darwin 3 Freud 4 infosfer sadece doğada değil bir bilgi kürede yaşadığımız sadece biz teknolojiyi değil artık teknolojinde bizi değiştirdiği haklıda bence...
Felsefe
Dördüncü DevrimLuciano Floridi · Albaraka Yayınları · 20242 okunma