Kitabı yorumlamaya haddim olmadığını düşünerek birkaç kısa cümle yazmak istiyorum.
Başlangıçta kitabı anlayamadım. Fakat ilerledikçe karakterin hepimizin içinde bulunan yalnız, toplumdan dışlanmış hisseden, bazen eziklenmiş biri olduğunu farkettim.
Kendi iç dünyasıyla kavga eden, içi ve dışı arasında uçurum olan, içinde sürekli düşünerek kurup dışarı bu davranışını öfkeyle yansıtıp daha sonra pişman olan bi yandan her an kırılabilecek insanlarız bazı zamanlar.
Kendimize bile itiraf edemediğimiz düşüncelerimiz var, bunların sonucunda bencil ve kötü davranışlarımız.
Çelişkilerle doluyuz, bi yandan çevremiz dostlarımız olsun isterken; diğer yandan kimsenin bizi anlamadığını düşündüğümüz için insanlardan nefret edip kendimizi o ‘yeraltı’ dünyasına kapatabiliyoruz.
Ve beni en çok etkileyen kısım karakterin sevmek anlayışının zarar vermek, aşağılamak, kötü davranmak olması. Toplumda bolca bulunan türlerden. Kırıp dökmeyi sevmek sanıp bir de bunda hakları olduğunu düşünürler. Her şeyi mahvederler ama farkında değillerdir. Bi yandan bunu hiç sevilmemiş olmasına da bağlayabiliriz. Çünkü hiç sevilmeyen insanlar nasıl sevilmesi gerektiğini de bilmez .
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,5bin okunma
İnsan olmak, yani gerçek, kendi vücuduna sahip, kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor: bundan utanıyor, ayıp sayıyor, bildik, genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz.
Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız, zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.