Kim olursa olsun, insan daima, her yerde akılla çıkarın buyurduğu gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever: arzularımızın çıkarlarımıza tamamiyle ters düşmesi de mümkündür, hatta bazen zorunludur.
Hiçbir sınıflamaya girmeyen, çeşitli sistem ve nazariyeleri cehenneme yollayan, daima yok sayılan en faydalı, en önemli çıkarlarımız, hudut tanımayan bir irade, vahşi de olsa kendine mahsus bir kapris, bazen bir kışkırtma ile çılgınlığa varabilen, ama özgün bir hayal kudretidir.
Peki, niye bazı âlimler insana normal, erdemleri zedelemeyen istekler gerektiğini iddia ederler? Neden akıllarını insanın isteklerinin mutlaka mantıklı ve çıkarlarına uygun olması gerektiğini takmışlardır? İnsana lüzumlu olan tek şey, onu nereye sürükleyeceği belli olmayan hür iradedir.