Nafile namazı, farzı kıldığı yerden başka bir yerde kılmanın veya farz ile nafile namaz arasında konuşarak onları birbirinden ayırmanın emredilmesi:
Ömer bin Atâ radıyallahu anh rivayet ediyor: (Tabiûn neslinin önde gelen alimlerinden olan hocam) Nâfi’ bin Cubeyr, beni Sâib bin Yezîd bin Uhti Nemir radıyallahu anh’ın yanına göndererek, Muâviye’nin, Sâib’i namaz kılarken görüp de uyardığı konu hakkında bilgi istedi. Sâib dedi ki: Evet, Muâviye ile birlikte, Maksure’de Cuma namazı kıldım. İmam selam verince olduğum yerde ayağa kalkıp Cuma’nın sünnetini kılmaya başladım. Muâviye evine varınca bana haber göndererek beni yanına çağırdı ve şunları söyledi: “Sakın bu yaptığını bir daha yapma. Cuma namazını kıldıktan sonra biriyle konuşmadıkça veya mescidden çıkmadıkça, bir başka namaz kılma. Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bize, biriyle konuşmadıkça veya mescidden çıkıp eve gitmedikçe, bir namazın ardından başka bir namaz kılmamamızı tavsiye etti.”
Muslim, cum’a 73.
Cabir bin Abdullah radıyallahu anh’dan, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Sizden biriniz (farz) namazını mescidinde kılacağı zaman, (sünnetleri evinde kılmak gibi) o namazından evine bir pay ayırsın. Bu namazı sayesinde, Allah onun evinde hayr yaratacaktır.
Muslim, musâfirîn 210.
Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (herhangi bir sebepten) öğle namazının farzından önce dört rekat (sünneti) kılamadığı zaman, onu farzdan sonra kılardı.
Tirmizi, salât 200.
Aişe radıyallahu anha anlatıyor: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yatsı namazını kıldıktan sonra tan yeri ağarıncaya kadar geçen süre içinde iki rekatta bir selam vererek on rekat namaz kılar, sonunda da bir rekat vitir eklerdi. Müezzin sabah ezanını okuduktan sonra tan yeri ağarmaya başlayınca gelip Peygamberi uyandırır, O da kalkıp süratli bir şekilde iki rekat namaz kılardı. Sonra da müezzin tekrar gelip namaza başlanacağını haber verinceye kadar sağ tarafına uzanırdı.
Muslim, musafirîn 121, 122.
Abdullah bin Ömer radıyallahu anh diyor ki: Bir ay boyunca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in namazına dikkat ettim. Sabah namazının sünnetinde kâfirûn ve ihlas surelerini okuyordu.
Tirmizi, salât 191.