Ş.

Ş.
@bintiabdullah
ℋ♡
Abdullah bin Ömer radıyallahu anh şöyle diyor: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem gece namazlarını ikişer rekat kılardı. Gecenin sonunda da bir rekat vitir kılardı. Sabah namazının farzından önce de, kulağı kametteymiş (yani kametin okunmasına çok az bir zaman kalmış gibi) çabucak iki rekat namaz kılardı. Buhari, vitr 2; Muslim, musâfirîn 157.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Enes radıyallahu anh şöyle der: "(Biz namaz için saf tutarken,) her birimiz omuzunu yanındakinin omuzuna, ayağını da yanı dakinin ayağına bitiştirirdi. (Böylece kelimenin tam anlamıyla, tuğlaları birbirine perçinlenip kenetlenmiş bir duvar gibi olurduk.) Buhari, ezan 76.
Din
Ebu Said el Hudri radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ashabdan bazılarının (namazda) gerilerde saf tutmaya çalıştığını gördü. Bunun üzerine "Öne doğru gelin ve Bana uyun! Sizden sonrakiler de size uysunlar. Bir topluluk geride kalmakta ısrar ederse, Allah da onları geri bırakır." buyurdu. Muslim, salat 130.
Din
Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Mahşer günü kulun ilk hesaba çekileceği ameli, namazdır. Eğer namazı düzgün olursa kurtuluşa ermiş, başarıya ulaşmış sayılır. Fakat namazı düzgün olmazsa, aldanmış ve hüsrana uğramış demektir. (Namazdan hesaba çekilirken) farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Allah subhanehu ve Teala "Bakın bakalım, kulumun nafile namazları var mı?" buyurur. Böylece, fafzlsrın eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir." Tirmizi, salat 188.
Din
Seni görmeyi ne kadar isterdik ya Rasulullah.
Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir kabristana geldi ve "Selam size, ey bu diyarın Musluman halkı! İnşaAllah yakında biz de aranıza katılacağız." dedi. (Sonra bize dönerek) "Kardeşlerimizi görmeyi ne kadar isterdim." dedi. Sahabiler "Bizler Senin kardeşlerin değil miyiz, ey Allah'ın Rasulu?" dediler. Peygamberimiz "Sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise, henüz (dünyaya) gelmemiş olanlardır." buyurdu. Bunun üzerine sahabiler "Ümmetinden henüz gelmemiş olanları (Mahşer günü) nasıl tanıyacaksın ey Allah'ın Rasulu?" diye sordular. Rasulullah "Ne dersiniz; bir adamın alnı ak ve ayakları sekili bir atı olsa, hepsi aynı renkte olan bir at sürüsü içinde dahi kendi atını tanıyamaz mı?" buyurdu. "Evet, elbette tanır ey Allah'ın Rasulu." dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "İşte benim ümmetim de abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları ışıl ışıl parlak bir halde gelecektir. Ben de Kevser Havuzu'nun başında onları karşılayacağım." Muslim, taharet 39.
Din