Ş.

Ş.
@bintiabdullah
ℋ♡
Temim ed-Darî'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: İnsanlar Ömer radıyallahu anh döneminde evlerini yükseltme hususunda birbirleriyle yarıştılar. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh dedi ki: Ey Araplar! Cemaat olmadan İslam olmaz. Emirlik olmadan da cemaat olmaz. Emirlik de itaat olmadan olmaz. Her kim, kavmini fıkha yönlendirirse, onun için de onlar için de hayat olur. Her kim de kavmini fıkıhtan başka bir şeye yönlendirirse, onun için de onlar için de helak olur. Darimi, Sunen, 257.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İslam'da nefis tezkiyesi konusunda ilişkilerde adab-ı muaşerete dikkat etmekten daha önemli bir konu yoktur sanırım. Hatta bazı durumlar vardır ki, böylesi durumlarda adab-ı muaşerete göre davranmak kadar nefse ağır gelen bir şey olamaz! Bundan dolayı ilişkilerde adab-ı muaşerete göre davranmak bir Muslumandan istenen en büyük nefis terbiyesidir.
Din
İmam gazali "ihya"sında cömertlik ve cimriliğin hakikatini tarif ederken şöyle demiştir: Vacip iki kısımdır: Şer'an vacip olan, mürüvvet ve adeten vacip olan. Cömert, şer'an vacip olanı terk etmediği gibi mürüvvetce vacip olanı da terk etmez. Eğer bunların birini terk ederse ona cimri denir. Fakat şer'an vacip olanı terk eden diğerinden daha cimridir. Zekatını vermeyen, ailesinin nafakasını vermeyen veya nefsine ağır gelerek ödeyen kimse gibi... Böyle bir kimse tabiatı gereği cimridir. Fakat kendisini cömert olmaya zorluyordur. Veya malının pis olanından vermek ister. Nefsi malının en iyisinden vermeye razı değildir. Veyahut malının normal olan kısmından verir. İşte bunlar da cimriliktendir. Mürüvvetçe verilmesi farz olana gelince; rahatsızlık vermeyi ve küçük kusurları araştırmayı terk etmektir. Zira bunlar da çirkin davranışlardır. Bunun çirkinliği de durumlara ve şahıslara göre değişir. Bu bakımdan malı çoğalan bir kimsenin böyle yapması; fakirin bunu yapmasından daha çirkindir. Yabancılara karşı bu davranışlarda bulunması; ailesine, akrabalarına ve elinin altındaki kimselere karşı bu davranışlarda bulunmasından daha çirkin bir davranış olur. Komşusuna karşı bu davranışı yapması; uzak bir kimseye böyle davranmasından daha çirkindir. Normal şartlarda çirkin olmayan bir davranış, misafirini ağırlarken çirkin olabilir. Bu tamamen yapılan davranışın ortamın değişmesine göre şekillenmesidir. Yrmek yemede ve elbise giymede de durum böyledir. Yiyeceklerde çirkin olan bir davranış başka bir şey yaparken çirkin olmayabilir. Ya da kefen alırken, kurbanlık alırken, sadaka niyetiyle ekmek alırken yapılan davranışlardan bazıları çirkin olabilirken; başka şeyleri yaparken çirkin olmayabilir. (Davranışların çirkinliği güzelliği duruma göre değişir.) Kendisine karşı rahatsızlık
Din
Durru'l Muhtar'da şahidliği kabul edilmeyen kimselerden bahsedilirken şöyle denilmiştir: "...Veya insanların kullandığı yolda bevlederse ya da yemek yerse o kişinin şahidliği kabul edilmez. Muruvvete (şahsın kişiliğine) halel getiren her davranış şahidliğe engeldir. İnsanların olduğu bir ortamda istinca yapmak için avretini açmak da bu kabildendir. İbn Abidin şu kaydı koymuştur: İnsanların göreceği yerde yemek buna dâhildir. Ancak su içmek buna örnek olmaz. (İbn Abidin) İbn Nuceym'in şöyle dediğini kaydeder: "Mubah bir fiil muruvvete zarar veriyorsa bu takdirde adalet vasfı da ortadan kalkar."
Din