“Netice olarak İslâm, zaman cenderesi içinde bu cendereyi kırıcı teklik ifade eden bir sistemdir. Dünya’yı bırakmak da yoktur, İslamiyet'te... Istırabı, çileyi, hasreti bırakmak yoktur; burası, dünya ıstırap yatağı...
Onun için şeriat en güzel ismini vermiş dünyaya:
“-Dünya ahiretin tarlası....”
Burada ne ekersen orda onu biçilmiş bulacaksın; burada zaman içinde inlerken orada zaman üstü huzura ereceksin. Onun için dünya’yı terk etmek yok... Tasavvufta bir çok terklerden sonra, terketmeyi de terketmek var. Tekrar dünya’ya dönmek ama dünya’ya kendi hakkı kadar pay vermek, onu hakkının üstüne çıkarmamak... Sır burada...”