6/10
·800 syf.··
2026 81. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:05
Öncelikle kitaba dair hislerimi belirteyim. Beğendim beğenmedim arasında bıraktı beni kitap. İlk üç cilt harika devam etti. Ama burada zaman zaman karmaşa yaşattı bana. Anlamakta zorladı bazı yerleri ve bu da beni yordu. Bu cilt Çorak Topraklar ın bittiği o heyecanlı noktadan, yani akıl hastası tren Blaine ile yapılan ölümcül bilmece yarışı ile devam ediyor. Daha sonra araya o çok sevilen karakter Roland'ın geçmişi giriyor ki esas kargaşa burada başlıyor. Ney gerçek ney rüya anlamakta zorlandım. Yoğun bir western atmosferi ve fantastik macere birbirine girmiş. Ama seride daha maceralar devam edecek anlaşılan. Çünkü kahramanlarımızın yolculuğu sürüyor. Serinin hayranlarının mutlaka okuması gerekir. İlginiz yoksa tavsiye etmem. Kitap çok uzun, zamana yayarak okumak gerek. Bir de tamamen sessiz kafanızın başka şeyle meşgul olmadığı bir ortamda okumak gerekir kitabı ki daha anlaşılır olsun. İyi okumalar dilerim.
Alıntı
Büyücü ve Cam KüreStephen King · Altın Kitaplar · 20181,185 okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:05
Özellikle kitaplarını coğrafya üzerine kuran Vladimir Tumanov ikinci kitabı “Suda Kaybolmak” ile serisine devam ediyor. İlki olan “Haritada Kaybolmak” isimli eserinde Chris ve Francis çözmeleri gereken bilmecelerle ancak yaşlanmayı durdurabileceklerdir. Bu kitapta ise büyük bir fırtınanın ortasında anne ve babalarını arayan iki kardeş ve arkadaşları Mariana’nın hikayesi anlatılmaktadır. Yalnız bilmeceleri çözerken karşılaştıkları en büyük engel ise hızla yükselen sulardır. Coğrafya merakı olan ve bilmece çözmeyi seven okurlar için mükemmel bir kitap. Tek yakındığım nokta keşke içinde görseller de olsaydı.
Suda KaybolmakVladimir Tumanov · Günışığı Kitaplığı · 2021415 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·272 syf.·
2026 12. kitabı
Kitaptaki şiirler ilk bakışta son derece sade görünse de, bu sadeliğin altında güçlü bir duygu ve ince bir mizah bulunur. “Anlatamıyorum”, “İstanbul'u Dinliyorum”, “Kitabe-i Seng-i Mezar” gibi şiirlerde insanın yalnızlığı, aşkı, özlemi ve yaşama sevinci yalın ama etkileyici bir biçimde işlenir. Şair, karmaşık imgeler kullanmadan da derin anlamlar yaratabileceğini gösterir.Şiire yeni başlayan herkesin ilk okuyabileceği şiir kitaplarından biridir; çünkü Orhan Veli, şiiri anlaşılması gereken bir bilmece değil, hissedilmesi gereken bir yaşam parçası olarak sunar.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Ephesus Yayınları · 202131,4bin okunma
Kapalı Ortam, Kilitli Oda ve Adaletin Sınırları
Puan vermedi·256 syf.··
2026 1. kitabı
Doğu Ekspresinde Cinayet, klasik kapalı devre kurgusunun en saf örneklerinden biri — kar fırtınasıyla mahsur kalmış bir tren, sınırlı sayıda şüpheli, dışarıdan kimsenin girip çıkamadığı bir alan. Ama Christie burada işin içine bir kilitli oda gizemi katmanı da ekliyor: kompartımanın kapısı kilitli, pencere açık ama kar üzerinde iz yok, yani katil nereden girip nereden çıktı sorusu, "kim öldürdü" sorusundan bile daha çok kafa karıştırıyor. Asıl ustalık ise finalde. Poirot'nun önüne koyduğu iki olası çözüm, sadece bir bilmece çözümü değil, gerçek bir ahlaki ikilem yaratıyor: resmi adalet sisteminin asla erişemeyeceği bir suça karşı, bireylerin kendi ellerine aldığı bir intikam mı, yoksa hukukun harfiyen uygulanması mı? Christie burada klasik polisiyenin "düzenin yeniden kurulması" formülünü kasıtlı olarak bozuyor — ve bu yüzden roman, sadece zekice kurulmuş bir bilmece olmanın ötesine geçiyor. Altın Çağ polisiyesinin yapısal disiplinini, ahlaki karmaşıklıkla bu kadar zarif bir şekilde harmanlayan az sayıda eserden biri.
Polisiye
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:50
“Hayatın geçmişe bakıldığı zaman netleşmesi ne garipti. Tersine çözebilen bir bilmece gibi.” Gece Yarısı Treni - Matt Haig Hayat ileriye doğru mu akar, yoksa geçmişe doğru mu? Gece Yarısı Kütüphanesi’nde Nora, farklı seçimler yapsaydı hayatının daha iyi olabileceğine inanan ve pişmanlıklarıyla yaşayan bir karakterdi. Gece Yarısı Treni’nde ise Wilbur, yaşamının son anında geçmişe doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor ve hayatındaki en önemli anları bir hayalet gibi yeniden izliyor. Üstelik bu yolculuğun bir kuralı var: Geçmişteki halinle asla konuşamazsın. Wilbur’la birlikte kaçırılmış anlara, ertelenmiş sevgilere, söylenmemiş cümlelere ve fark edilememiş güzelliklere tanıklık ediyoruz. Evet, Wilbur geçmişini değiştiremiyor. Ama kitap da tam burada asıl sorusunu soruyor: Geçmiş değiştirilemezse, onunla nasıl yaşarız? Belki de cevap kabullenmektir. Belki de bazı yaralar ancak onları yok etmeye çalışmayı bıraktığımızda hafifler. Ben de Wilbur’la birlikte o trene bindim. Hayatım bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. Hangi istasyonlarda fazla oyalanmıştım? Hangi duraklardan aceleyle geçip gitmiştim? Hangi sahnelerle yüzleşmeli, hangilerini olduğu gibi kabul etmeliydim? Sanırım hepimizin zaman zaman yaptığı o sessiz hesaplaşmayı anlatıyor bu kitap. Geçmişe dönüp hiçbir şeyi değiştiremeseniz bile… Bugüne bakışınızı değiştirebilir misiniz? Matt Haig bu soruyu insanın kalbine usulca bırakıyor. Okuyunuz efendim.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026436 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2018 79. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2018 00:00
Öğrenen, okuduğunu anlayan, kullanıcısını analiz eden, en derinden istediğin şeyleri yerine getiren muhteşem bir bilgisayar programı. Yapay zekanın başarıyla kodlanıp oyuna entegre edilmesi sayesinde bir silaha dönüşen, oyuncularını bağımlı hale getirip gerçek hayattan görevler veren bir oyun Erebos. Yapay zeka, distopya, hatta fantastik türlerinde izlediğim bir kaç yabancı dizinin tadını aldım okurken. Beni ikiye böldü desem yeridir. Sanki gerçek hayatı ayrı, oyun kısımlarını ayrı bir fantastik kitapmış gibi hissettim, okurken bile oyun olduğunu unutup kendimi böylesine kaptırmak endişelendirmedi değil. Oyuncularına son görevlerinde intihar etmelerini söyleyen ve bu yüzden yurtdışında bir çok çocuğun ölümüyle sonlanan oyun geldi aklıma sık sık. Siz ne düşünüyorsunuz bağımlılık derecesine varan bilgisayar oyunları için? Müthiş akıcı, heyecanın hiç azalmadığı, gizem ve bilmece dolu kurgusuyla sevdiğim ve unutmayacağım bir kitap oldu. Oyun oynarken dahi insanın kişiliğinin nasıl değişebileceğini çok güzel anlatmış. Çocuklarımız için bir tehdidi anlatmış belki de. Yemek yemeyi, uyumayı unutup, arkadaş yerine tüm gününü pc başında geçiren çocuklar yok değil maalesef... Keyifli okumalarınız daim olsun...
ErebosUrsula Poznanski · Pegasus Yayıncılık · 20162,128 okunma