Aşk ve Sevda: Bir Başlangıç ve Bir Ömür
Aşk, kalbin ilk kıvılcımıdır. Heyecan, uçuşan kelebekler, merak dolu 'acaba'lar... İnsanı canlandırır, hayatı renklendirir ve kişiyi hiç bilmediği yollara sürükler. 'Heves' dediğimiz o ilk ateş hiç de küçümsenmemeli; o olmasa, kimse kendi içindeki o cesur ilk adımı atamazdı.
Aşk, hayata bütün kapıları açan bir 'evet' deme cesaretidir. Bitse bile, sana kattığı o eşsiz enerji ve öğrettikleri, ruhunda bıraktığı bir iz olarak hep sende kalır.
Sevda ise, o ilk kıvılcımın zamanla köze, sonra da hiç sönmeyen bir ateşe dönüşmesidir. Üstadın dediği gibi; 'Nefesin yettiği sürece...' Çünkü sevda sabır ister, emek ister, vazgeçmemeyi bir hayat disiplini haline getirir.
Fırtınada tutulan bir şemsiye gibi; yorulsan da o şemsiyeyi yere bırakmamaktır. Sevda, zaman geçtikçe derinleşir, ruhunda kök salar ve artık senin bir parçan haline gelir.
Aşk ve sevda: İkisi de yaşamın en güzel mevsimleridir.
Aşk, seni derin bir uykudan uyandırır; sevda ise o uyanıklığı bir ömür boyu ayakta tutar. Biri bahar çiçeği gibi coşkulu ve içten bir mucize, diğeri çınar ağacı gibi köklü ve sarsılmaz bir limandır.
___ /Güven Taşdemir