Güzelliğiyle can yakan ne varsa, zamanla içimizde bir yere yerleşir. Unutamazsın; sadece yaşamayı, onunla yürümeyi öğrenirsin. İnsan dediğin, acının coğrafyasında yavaş yavaş akan bir nehir gibidir. Sonra kalabalıklar , insanlar, şehirler, uğraşlar....ya zaman geriye yada çok ileriye aksın istersin....Hafızanın kuytusunda duran her şey; bir tanıdık koku, yağmura karışan elfida, aniden zihninde yankılanan bir ses... Hepsi zamanın ruhumuza bıraktığı kutsal birer emanet.... Gün gelir, o emanetlere, bakıp gülümsersin. Ama o gülüş, bir ayrılığın ya da bitişin ilanı değil; kokuların, seslerin ve burun direğini sızlatan derin özlemin içimizdeki sessiz, sonsuz selamıdır...
Filistinli bir çocuğun gülüşüne yenilir mi bu dünya? 🇵🇸🌍 #Filistin #çocuk #gülüş #dünya
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dönüp bu ana kadar yaşadığım her şeye yürek dolusu teşekkür etmek istiyorum. Hayatıma dokunan, yazabildiğim her hikaye için binlerce şükürler olsun. Sanki 7 8 yaşlarında, hayatında ilk kez başarının tadına bakan bir kız çocuğu gibi hissediyorum. İçimdeki gökkuşakları ve balonlar sığmıyor gibi hissediyorum. Dönüp dönüp içime baksamda, görmezden geldiğim çok yer varmış. Çok normal, hayatın akışında olan mezuniyet dahil benim için bir çember dolusu başarı. Ya hastalanırsam ve başaramazsam kaygım her gün benimleymiş. Hem bu düşüncenin uçuşu, hemde planladığım her şeyi başarmış olmak içimde bir yerlerde kaynıyor. Yaşadığım her olumsuz duyguya, hatta haksızlığa uğradığımı düşündüğüm anlar dahil bu kadar rengi parlak görebilmem içinmiş. Kurduğum her sarmal için hayranım, ayrıca ellerinde yetişebilmeme fırsat tanıyan canım insanlarla bu evreye gelebilmiş olmak. Karanlığımda adımını attığım kurs, kursun bana kattığı insanlar ve bilgilerle bile renk doluyum. Bugün birlikte çok iş yaptığımız bir hocamın "iyi ki gitmiyorsun, boşluğa düşerdim" dediği an gözümün önünden geçti yaptığımız o kadar proje. Şunu bir deneyim diye aklıma gelmeyecek bir sürü dala dokundum o hocam sayesinde. Yada iki bölüme koşuştururken o kalabalıkta "seni arıyordum, gelmişsin çok sevindim" diyen hocamın yüzündeki o gülüş, yolumun doğruluğunu gösterdi. Çok şanslıyım, tüm yaşam hakkında bütünsel bilgili hocalara denk gelmiş olmakla. Kurs hocamda aynı şekilde, hep birlikte doğruluklarıla bu sene ayaklarımı güvenle yere basabilmeyi, içimdeki çocuğa izin vererek öğrettiler. Hele hayatıma dahil olan dostlarım, en çok onlara şükrüm.. Birde bu koşuşturmanın açtığı alanla desteklerini daha da gösterebilen sıfır noktama... Yanlış tedavi uygulayan doktora dahil kinim kalmadı. İçimdeki renklere de, hayatıma da, kendi
Yazılacak bir kitap
Günün yorgunluğu nasıl geçer diye düşünürken gün bitmeye yakındı. Ufak bir imza için müdür yardımcısının beklerken iki öğretmenin gelmesiyle yollarını kestik biri genç biri orta yaşlarda, genç olan dikkatimi çekmedi bakmamıştım da ortanca yaşlarda olan kendini tanıtıp ben çağlayan deyim elini uzattı sıkmamakla kabalık etiğimin farkındayım ama inancıma uymazdı saygı da gösterdi genç olan hoca müdür yardımcısının odasında birşeyler karıştırırken gördüm dikkatimi çekmedi... tam ayrılacakken çağlayan hoca bizden bir ricada bulundu. Milli eğitime uğrayacaktır için derlerine girmemizi istediler hayır diyemedik ve hikayenin başlangıcı oldu merdiven çıkarken genç öğretmen duraksayıp solundan bana bakarak, branşınız nedir diye sordu benim gördüğüm tek şey gözleri ve atan kalbim oldu az önce bu benim ilgi alanıma girmez derken ne oldu da kalbimi hissedecek kadar etkilenmiştim, cevap vermediğimi görünce biraz utandı ve devam etti çocuk gibi iki üç adım koşar adımla yanında bittim. Biraz Tebessüm ederek, Benim baranşım sosyal bilgiler sizin dedim Tebessüm ederek din kültürü dedi. Çok güzel dedim istediğim bölümdü aslında ama gözümü korkutan çok oldu dedim güldü ah şu kalbim ritmi bozulması iyi olurdu o ne gülüş be adam... sınıfta çocuklara Erhamurrahimin gibi bir kaç gelime öğretiim iki ders, genç öğretmen işlerini haledip sınıfa gelince çağla arkadaşıma ve bana çikolata almış çağlayan hocayla. Göz göze gelince hisetiğim şeylerden korkup kaçacarcasına - benden bu kadar Allaha emanet deyip kapı yolunu tutum. Adımı bilmediği için hocam bu sizin dedi çikolayatı görünce kocaman Tebessüm ettim çok hoşuma gitmişti. Ben birdaha görmem dediğim hocanın derslerine stajdan sonra gönülü katılmaya başlayınca kendi topuğuna sıkmış oldum. hayatım tepe taklak olmuşken hayatımın darbesini
Göz değmemiş bir gülüş getir bana Bir dilim umut Biraz heves Sevmenin sabrını ezberlet, bunca ziyan edilmiş yüreğe inat Yeniden baslamayi öğret Emekleyen bir çocuğa, yürümeyi öğretir gibi Çık gel bir akşam seriliğinde Yokluğunun kafesinde soluksuzum Nefes almak için, gölgene muhtacım
Bir gün herkes terk edilmiş bir eve benzeyecek. Dışı harabe, içi hatıra dolu. Her köşesinde unutulmuş bir gülüş. Tozlu raflarda yarım kalmış bir hikaye. Pencereden süzülen rüzgar, bir zamanlar yankılanan kahkahaların izini taşıyacak. Ama kimse duymayacak...
Alıntı