Puan vermedi·792 syf.··
2026 29. kitabı
Bilmiyorum kitapların ön sözlerini okuyor musunuz ama bu kitap için mütercimin ön sözü ve yazar ön sözü kısımlarını okuyarak başlamanız önemli. Çeviri için çok büyük emek veren #hamdiakyol, kitabın başında bazı açıklamalarda bulunmuş. Tarih kitaplarından en büyük beklenti doğru bilgi olduğu kadar objektifliktir. Maalesef çoğu tarih kitabında bunları bulamayız. Bu kitapta da yazarın zaman zaman yanlı bir bakış açısına kaydığı, verdiği bilgilerin Türkleri ve müslümanları rahatsız edebileceğini belirtmiş. İşin ilginç yanı yazar da kendi yazdığı ön sözde dürüstçe bunun doğru olduğunu söylüyor. Açıklaması hayli keyifli. Bruno'nun karakterlerinden birinin ağzından söylediği "Eğer doğru değilse de çok iyi uydurulmuş" sözü durumu açıklayabilir diyor. Geçmişte yeterli yazılı kaynak olmayan dönemler için kendi tahminlerini kullanmış. Eh, yazar böyle samimiyetle açıklama yapınca, o zaman inanıp inanmamak da bana kalmış diyerek rahatlıkla okumaya başlıyorsunuz. İlk ciltte ele alınan kısımlar; İslamiyetin ortaya çıkışından Anadolu Beylikleri dönemine kadar. Her ne kadar belli bir düzeni olsa da kronolojik bir sıralama yok. O yüzden ben okurken yazarın tavsiyesine uydum. Her bölümün başında o bölümün içeriği anlatılıyor. Özellikle ilginizi çeken bölümü okuyabiliyorsunuz. Ben ilk olarak peygamberimiz ile ilgili bölümü okudum mesela. Onun dışında da önceliğim dikkatimi çeken diğer bölümler oldu. Anlatım son derece yalın ve renkli. Yazarın kendi düşüncelerini aktarması beni rahatsız etmedi açıkçası. Çünkü herhangi bir düşünceye karşı çıkmak için önce o düşünceyi bilmek gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca bazen yanlış bilgi sizi araştırmaya iter ve siz o vesile ile çok daha ilginç bilgiler ile karşılaşırsınız. Emek verilmiş, oldukça kapsamlı ve farklı yönlerden ele alınmış konu. İlgisini
İslâm Dünyası Tarihi 1Michael Cook · The Kitap · 202522 okunma
Çok Tuhaftı Ağlayamadım
Puan vermedi
2026 - 32. Kitap Kitabın Adı : Çok Tuhaftı Ağlayamadım Yazarı : Bahtiyar Gül Yayınevi : Şule Yayınları Türü : Öykü Basım Yılı : Mart 2026 Sayfa Sayısı: 104 Sayfa Düşünceler : Hem biraz değişik tatz olsun diye hemde İzdiham Dergisi Trabzon okuma grubunun bu ayki kitabı olması nedeniyle genç yazar Bahtiyar Gül 'ün öykü kitabını okudum. Aynı zamanda öğretmen olan Bahtiyar Gül 'ün ikinci kitabı olan bu eser bir öykü kitabı ve içinde ondört öyküyü barındırıyor. Ondört öykü tek bir tarzda ya da belirli bir edebi çizgiye bağlı olarak yazılmamış. Klasik tarza yakın öyküler olduğu gibi post modern tarza göz kırpan öykülerde bulunuyor. Toplumcu Gerçekçi diyebileceğimiz türe yakın olanlarda var hafiften mizaha kayanlarda var. Velhasıl değişik türden öykülerle bezenmiş potpori misali her tadı vermeye çalışan bir eser. Belirli mekanların üzerinde çok durulmuş. Parklar mesela. Bazı sembollerde aynı şekilde. Fare gibi. Bir çok sembolize edilen olgu olduğunu ve bunların düşünülmesi muhtaç olarak dikkatlice okunması gerektiğini düşünüyorum. Genç yazarın hayatından izlerin olduğunu düşündüğüm bölümlerde bulunmakta eserde. Mesela en son öyküde dedeye ait bir bölüm var. Buralardan izler taşıyor yazarın memleketinden yani. Hakeza başka öykülerde de sıkça bu türden dokunmalar var eserde. Hatta birazda hayatımdan enstantanelerde hissetmedim desem yalan olur. Ayrıca Genel Kültürümüzü artıracağını düşündüğüm bölümlerde bulunmakta. ( Ayın sürekli aydınlık olan yüzü gibi ) Unutmadan ekliyeyim ki okuduğumuz bazı kitaplara da hoş göndermeler yapılıyor eserde ( Korkuyu Beklerken gibi ) Sıkılmadan kısa zamanda okudum. Okurkende çoğu yerinden zevk aldım. Herkese de tavsiye ediyorum.
Çok Tuhaftı AğlayamadımBahtiyar Gül · Şule Yayınları · 202570 okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
2026 37. kitabı
Serinin son kitabı çok daha fazla aksiyon içeriyle beni içine çekti. Çok keyifli bir kitaptı ben favorilerime ekledim. Dark romence bir kitap değil onu belirteyim evet smut sahneler mevcut ama onun dışında intikam alma biraz sadist duygular var oda intikamla bağdaşıyor kitapta
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026155 okunma
inanılmaz sürükleyici
10/10
·360 syf.··
2026 23. kitabı
#okudumbi̇tti̇ "Yanlış umut, hiç umut olmamasından daha kötüdür." "İnsanlar fiziksel olarak incindiklerinde bunu bedenlerindeki morluklardan ve yara izlerinden anlayabilirsiniz,ama duygusal olarak, zihinsel olarak incindiklerinde yaraları daha derinlere gizlenir." Merhaba kitap dostlarım. Bugün size kitaplarını okumaktan büyük bir keyif aldığım @altinkitaplar yayınlarından son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriyle geldim.@stacyvwillingham tarafından kaleme alınan roman gerilimin her sayfada artan dozu ve ters köşe sonu ile biz okuyucuları adeta kitabın içine hapsediyor. Yazarın anlatımı son derece sade sürükleyici,en ağır ve karmaşık durumlarda bile yazar akıcı bir dil kullanmayı başarmış.Bölümleri uzun tutmaması da ayrıca biz okurlar için artı değer. Roman başkarakterimiz Chloe'nin bakış açısıyla anlatılmış ve yazar Chloe'nin içinde bulunduğu durumu, içsel duygularını okuyucusuna başarıyla aktarabilmiş.Kitapta olay örgüsü çok geniş ve merak konusu ön planda.Kitabı, şu bölüm bitsin bırakayım deseniz de bırakamıyorsunuz elinizden. Konusuna gelecek olursak baş karakter Chloe Davis.Henüz küçükken(on iki yaşında)yaşadığı kasabada altı kız çocuğu kaybolur, bir süre sonra bu kayıpların arkasındaki kişinin babası olduğu ortaya çıkar ve babası hapse girer.Aradan yıllar geçer ve Chloe başarılı bir psikolog olur,geçmişinde yaşadığı travmayı unutmaya geride bırakmaya çalışır,durur. Ne var ki aynı kasabada yeniden genç kızlar kaybolmaya başlar.Chloe'nin geçmişi geri döner adeta ve o bu kâbusu çözmeye, anlamaya çalışır. Aklına takılan soru şu olur: Bildiğini sandığı geçmiş ya onu yanıltıyorsa, gerçek suçlu başkasıysa?Bakalım Chloe bir sonuca ulaşabilecek mi? Psikolojik gerilimin gizemin tükenmedi Bu eseri çok severek okudum Sizler de okuyabilirsiniz özellikle
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026204 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 74. kitabı
Dün gece kitabı bitirdim ama Salvatore hala aklımdan çıkmıyor. Etrüsk Gülümsemesi’ni okurken kendimi sık sık onun yanında oturuyormuş gibi hissettim. Hastalığının gölgesinde yaşayan, huysuzluğu ve inadıyla herkesi zorlayan bu yaşlı adamın Milano’da geçirdiği günleri okumak beklediğimden farklı çıktı. Torunuyla geçirdiği zamanlar arttıkça değişen halini izlemek hoşuma gitti. Brunettino ile ilgili bölümleri ayrı sevdim. Salvatore’nin torununu seyredişinde, onunla konuşuşunda, bebek arabasını sürerken duyduğu mutlulukta gösterişsiz bir sıcaklık vardı. Bir çocuğun hayatına girmesiyle insanın dünyaya bakışının değişebileceğini anlatıyor kitap. Salvatore’nin yeniden gençleştiğini söyleyemem ama uzun zamandır unuttuğu bazı duygularla yeniden karşılaştığı belli. Andrea ile olan sahneler ise bende ayrı bir yer tuttu. Baba ile oğul arasında yılların bıraktığı bir mesafe var. Birbirlerini seviyorlar ama bunu göstermenin yolunu pek bilmiyorlar. Bu yüzden mutfakta geçen o sahne benim için kitabın unutamadığım bölümlerinden biri oldu. Bazen insanların birbirine söyleyemediği şeyler, söylediklerinden daha fazla yer kaplıyor. Son sayfalara geldiğimde vedanın yaklaştığını biliyordum. Buna rağmen kitabı kapattığımda içimde yalnızca hüzün yoktu. Salvatore’nin hikayesi bana, insanın kaç yaşında olursa olsun yeni bağlar kurabileceğini hatırlattı. Kitabı bitirdikten sonra bir süre başka bir kitaba başlayamadım. Salvatore’yi, Brunettino’yu ve ailece oturdukları o sofraları düşünmeye devam ettim. Kitabın sonundaki o gülümsemeyi de kolay kolay unutacağımı sanmıyorum.
Etrüsk GülümsemesiJose Luis Sampedro · Paris Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 72. kitabı
Bu kitabın başında sekiz yaşında bir çocuk vardı. Son sayfaya geldiğimde ise aynı ismi taşıyan ama aynı yerde durmayan biriyle vedalaştım. İlk bölümlerde gözüm en çok Ester’in üzerindeydi. Sonra fark etmeden Zahra’ya kaydı. Birlikte uçtukları, birlikte döndükleri, birbirlerini uzaktan aradıkları her sahnede ikisini ayrı düşünmek zorlaştı. Bu yüzden kitabın son kısmında olanları okumak benim için pek kolay olmadı. Ester’in hayatına giren çıkan insanlar oldu. Kimi yakınlaştı, kimi uzaklaştı. Fakat ben en çok onun Zahra’nın yanında olduğu anları sevdim. Aralarında söylenenlerden çok, söylenmeyenler vardı. Bazen aynı yöne bakmaları bile yeterli geliyordu. Zahra ortadan kaybolduğunda geride yalnızca onun yokluğu kalmadı. Ester’in baktığı yerler, beklediği anlar da değişti. O kısımları okumak benim için kolay olmadı. Zahra’nın dönmeyeceğini anladığımda Ester’in ne hissettiğini tam olarak bildiğimi söyleyemem. Ama sayfayı çevirmeden önce kısa bir süre beklediğimi hatırlıyorum.
Özgürleşen GökyüzüFonda Lee · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma
Reklam
Reklam