"İnsanların ne yaptıklarını, nasıl çalıştıklarını, her gün aralarında gezip gördükten sonra kendimle daha barışık hale geldim. Çünkü her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şey de yalnızlık. Doğası gereği kendini aşmaya zorlanan, edebiyatın fantastik imgeleriyle beslenen hayal gücümüz, kendimizin en aşağıda bulunduğu bir dizi varlığı sıraya sokuyor, dışımızdaki her şey daha güzel, bizden başka herkes daha mikemmelmiş gibi görünüyor. Ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor. Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunluk bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz. Böylece şanslı kişinin, yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor."
"İnsana verili iki şey vardır, insan onlar aracılığıyla kendini geliştirir; sevgi ve akıl.
Sevgi, kendi bağımsızlığını ve bütünlüğünü koruyarak, dünyayla bir-olmak ve ona bağlanabilmektir. Seven insan dünyayla bağ içindedir, kaygı duymaz, çünkü dünyada kendini evinde hisseder. Kendini unutabilir, çünkü kendinden emindir.
Sevgi, duygusal yaşantı düzleminde dünyayı bilmektir. Başka bir bilme durumu daha vardır, o da düşünsel düzlemde kavramak. Bu kavrayış akıldır. Akıl zekadan farklıdır. Zekâ belli pratik hedeflere ulaşmak için düşünme yetisinin kullanılmasıdır. Şempanze kafesin dışındaki muza elindeki her iki sopayla da ulaşamadığında, iki sopayı birleştirerek muzu alırsa zekâsını kullanmış olur. Akıl ise yüzeyde görünenin ardında yatanın ne olduğunu kavramak için gerekli olan düşünme eylemidir. Akıl insanı kaygı ve güvensizlik duygusundan uzaklaştırır. Akıl dünyayla düşünce düzleminde, sevgi ise duygu düzleminde bağlanma yaşayabilmek için gereklidir."
"Evlilikten, birlikteliklerden beklentilerimiz de beş yıldızlı tatil köylerinden isteklerimiz gibi değil midir? Her şey dahil ve mümkünse çok uygun fiyata. Olmazsa akşam yemeğini başka yerde de yiyebiliriz. Birlikte olduğumuz kişiden de tek bir şey isteriz; her şeyi ... Her şeyi bir insanda bulma, aşkın bu olduğunu sanma yanılgısı. "
"Yaşamımdaki eylemleri sizin kanılarınıza göre şekillendirmemek kadar azimli olduğum bir konu daha yoktur. Her bir köşeden, her zamanki gibi bana sataşın, bana hakaret ettiğinizi değil, zavallı bebekler gibi ağladığınızı düşüneceğim."