Bütün zamanlar iç içe geçmiştir Beyoğlu’nda. Hatıraların karmaşasıdır bu. Hadi şimdi, verdiğin son bir pozda Beyoğlu için gülümse! Beyoğlu’nu anarken, bir gün seni de anacak olan bütün o fani insanlar için gülümse! Zamanın pek çabuk geçtiğini düşünerek gülümse!
Herkes, bir başkası olmak ister aslında, dedi. Bunu sakın unutma! Bu yüzden kimse kendisi kalamaz. Bütün romanlar, hikayeler, piyesler, filmler bunun içindir; insana bir başkası olma imkanı sunmak için
Bak, bütün kadınların ortak bir yanılgısı vardır. Hepsi de diğer kadınlardan farklı olduklarını zannederler. Kendilerinde olup da diğer kadınlarda olmayan bir şeye sahip olduklarını düşünürler. Bu yüzden de, başka kadınların yaşadıklarına pek kulak asmazlar, başkalarının tecrübelerinden bir şey öğrenmezler; her biri, her şeyi, diğerlerinin yaşadıklarına aldırmaksızın, bir de kendileri denemek, bir de kendileri sınamak ister. Bunun sonucunda, uğradıkları kaçınılmaz yenilgi karşısında, durumu enayilikleriyle değil, talihsizlikleriyle açıklamayı tercih ederler.
Ama seks tuhaftır zaten, seksin hiçbir açıklaması yoktur. Seks de ölüm kadar bilinmezdir aslında. Fakat, insanlar nedense onun hakkında ölüm hakkında bildiklerinden daha fazla şey bildiklerini zannederler. Seks, bir gayya kuyusudur.