İlk başta Jack London'un "Martin Eden" romanına benzemesiyle beklentilerimi düşük tuttuğum bir roman oldu. Fakat ilerledikçe düşüncülerim konusunda yanıldığımı anladım.
Açlığın getirdiği psikolojik sarsıntılardan daha çok trajikomik olaylarıyla akılda yer edinen bir roman diyebiliriz. Romandaki karakterlerin zaman zaman değişmesi senaryo çizgisinin akıcılığını daha çok artıyor. Sonlara doğru daha heyecanlı olduğu anlarda aniden bitmesi tam da bir hayal kırıklığı.