Başkalarının gerçeği, sana gösterdiklerinde değil, göstermediklerindedir. O yüzden onları anlamak istiyorsan, söylediklerini değil, söylemediklerini dinle.
GÖNÜL MAKAMI
Gün gelir eser rüya
Çevirir inceden yorgun bedenimi
Ve eşliğinde kürdili hicazkar başlar
Makama uygun hareket eder gözümdeki yaşlar
Bir yandan da aklım gönlümü sorgular
Neydin ne oldun bre günahkar
Bu heykel dikmek, heykel yıkmak da bugünlerde yine pek revaçta. Oysa ulusların geçmişindeki olaylar, olumlu-olumsuz da olsa halklara unutturulmamalıdır. Tarihi doğru kavramları için, halklara yaşananları niçin unutturmaya yelteniyorlar ki. Devlet politikalarının mantığı da hep kısa ölçeklerde kendine dönük çalışıyor.
İngiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin de böyle bir değerlendirmesi var. "Osmanlı İmparatorluk düzen kendisinden önce ve sonraki imparatorlukların belirgin niteliklerini taşımayan bir yönetim ve devlet anlayışı getirir çağına. Buna bir pre-sosyalist yapılanma da denebilir. Dile, dine, ulus farklılıklarına karışmaz. Düzeni sağlayacak ilkeleri elbette vardır. En önemli ayrıcalığı ise, sınıfsız oluşudur. Yetenekli olanların devlette yükseleceği noktalar daha önce ön koşullarla engellenmez. Bunu da devşirme yöntemi ile sağlar. Bu anlayış tarihte benzeri olayan, günümüz toplumlarında neredeyse 'fırsat eşitliği' diye değerlendirilen sosyal yaklaşımcı ilk örneklerden birini oluşturmaktadır."