Kitabı okurken her nefeste içiniz sıkışıyor her an bir şekilde ölecek gibi hissediyorsunuz. Yazar karakterin üzerine aylarca biriken kar düştü diyor tamam öldü diyorsunuz; yaşıyor. ateşi tutuşmadı diyor işte şimdi öldü diyecek oluyorsunuz ki karakter kalkıp koşuyor. Bir an yaşayacak galiba diyorsunuz ki ölüyor :) üç hikayeden oluşan oluşan kitapta en beğendiğim ilk hikayeydi, kişiden kişiye değişir tabii. Ancak soğuk bölgelerde yaşamış ve yaşayan biri olarak ilk iki hikayedeki o soğuk anlatımı iliklerimize kadar işledi diyebilirim. -38 derceyi görmüş biri olarak doğa olayları şakaya gelmez diyebiliriz. Ki bunu yazar da defalarca demiş:) Çay, kahve yanına okunabilecek güzel bir kitaptı. Herkese keyifli okumalar dilerim.