Sonunda kavuşma ümidinin olmadığı yol, yalnızlık yarasına merhem olmaz. Oradan oraya gidip gelirken her şeyi unuturum sandı ama tek bir acıyı, bir tek saniye olsun unutmadı.
İshak’la aramızda yaşananların bir başlangıcının veya bir sonunun olduğunu düşünmüyorum. Zamansız bir şeydi. Hiç başlamamış da olabilir, hiç bitmemiş de.
İnsan bazen her şeyin sonuna geldiği hissine kapılıyor. O andan itibaren ne yapacağını bilememenin çaresizliğiyle, eli kolu bağlanmış bir halde, son bir ümitle, dışarıdan gelecek küçük bir işaretin, çürümeye yüz tutmuş ruhuna yeniden can vermesini bekliyor. Gücüm tükendikçe, takatim kesildikçe mucizelere daha çok ihtiyaç duyuyorum.