Baran Doğan

Baran Doğan
@birdperson
27 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Bazen düşünceler gerçeğe eylemlerden daha yakındır. Her istediğini söyleyebilirsin, her istediğini yapabilirsin ama her istediğini düşünemezsin.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tu tunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, "- Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur," demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!
Sayfa 183·Kitabı okudu
Yalnızlığın bir şey öğretmediğinden, kayıtsızlığın bir şey öğretmediğinden başka hiçbir şey öğrenmedin. Bu bir aldatmacaydı, gözalıcı ve tuzaklı yanılsamaydı. Yalnızdın, hepsi bu, ve kendini korumak istiyordun; dünyayla senin arandaki köprüler sonsuza dek atılsın istiyordun. Ama sen bir hiçsin, dünya ise öyle kocaman bir sözcük ki: Büyük bir şehirde başıboş dolaşmaktan, birkaç kilometre uzunluğundaki cepheler, vitrinler, parklar ve rıhtımlar boyunca yürümekten başka bir şey yapmadın hiç.
Sayfa 101·Kitabı okudu
İnsan ne harikulade bir buluş! Isınsın diye ellerine, soğusun diye de çorbasına üfleyebilir.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Sen istediğin kadar dinle, kulak kabart, kulağını duvara daya, sonuçta, hemen hemen hiçbir şey bilmiyorsun. Algılarının kesinliği arttıkça, yorumlarının doğruluğu azalıyor gibi. Her dakika çekmeceleri açtığına ya da kapadığına kuşku yok, ama bu bile kanıtlanmış değil, sözgelişi bilmediğin bir amaçla, ya da sadece seni yanıltmak için iki tahta parçasını birbirine sürtüyor olabilir pekala, ya da bir veya birkaç çekmeceyi gerçekten açıp kapıyordur, ama öylesine, yani içine bir şey koymadan, bir şey çıkartmadan, sadece gürültü yapmak için ya da açılıp kapanan çekmecelerin çıkardığı gürültü hoşuna gittiği için. Kuşkusuz her gün öğleye doğru dışarı çıkıyor, ama bundan emin olabilmek için her an orada olmak gerekir ki sen değilsin, aynı şekilde daha o dönmeden, alacakaranlıkta dışarı çıktığın da oluyor bazen; belki de çıkar gibi yapıyor, birkaç basamak iniyor ve öyle usulca geri çıkıyor ki, tüm çabalarına rağmen, varlığını algılayamıyorsun. Kuşkusuz sahanlıktan su dolduruyor, su kaynadığında kuşkusuz çaydanlığı ıslık çalıyor; ama ıslığı çalan belki de odur, nereden bileceksin?
Sayfa 89·Kitabı okudu