bir garip muallime

bir garip muallime
@birgaripmuallime
Okuduğum kitapları anımsamak, beğendiğim alintilari kaydetmek,yani kendim için açtığim bir hesap..
Puan vermedi·167 syf.··
2023 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 14:53
Kitap akıcı kendini okutuyor. Yazarın tek başarısı da buradan geliyor. derinlik, betimleme, dönem hakkında bilgi verme açısından çok yoksun kitap. Detaylara çok yer vermemiş aslında çok etkileyici olabilirdi konu açısından baktığımızda. Savaş gibi yoğun duygular içerecek bir konusu varken betimlemelerden yoksun oluşu konuyu yeterince detaylandırmaması karakterlerin yaşadığı duyguyu, psikolojiyi hissedemememize sebep olmuş. Olaylar çok hızlı gelişiyor bir şeyleri kaçırmış hissi veriyor bu detaysızlık. Sonu da beni pek etkilemedi açıkçası "eee yani "diyerek kaldım. Sevdiğim bazı bölümler, tespitlerde oldu nitekim. Örnek verecek olursam; " hatırlayacaksınız bu Filistin'in Yahudilerle Araplara verilmek üzere iki devlet olarak bölünmesinden çok söz edildiği dönemdi 1947. Daha o tarihte kırgınlıklar o kadar büyüktü ki uzlaşmacı görüşler yüksek sesle ileriye sürmek olanaksızdı.. her yerde gösteriler , çarpışmalar , savaş çığlıkları... " " Doğuda fırtına esecekti ve biz çıplak ellerimizle bu fırtınayı durdurmak istiyorduk" " Doğuda bir hayli yaygın olan , insanların kökenleri ile ilgili konularda alınmasınlar diye ölçülü davranılması alışkanlığından nefret ederdi. Örneğin her zaman kullandıkları kelimeleri ;"dikkat filanca Yahudi dir, falanca Hristiyan dır, fesmekan Müslümandır" uyarıları üzerine sansür etmelerine içerlerdi. Önemli bir çok savaşı konu ediniyor kendine Fransa'dan Beyrut'a gelişen olaylar. Ancak bu olayların etkileri bana pek geçmedi duygusal olarak. İsyan karakterimizin adı. babasının hatta dedesi Osmanlı şehzadesi Kitabdar ın hikayesinden başladığını söylüyor kendi hikayesinin de. "Bir insan hayatının doğumuyla başladığına emin misiniz ? diyor. Babası yaşadıklarına istinaden devrimci olmasını istiyordu fakat o doktor olmak bulunduğu
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·510 syf.··
2022 8. kitabı
·
141 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2022 22:42
Onlara bugüne dek inandıklarının yalan olduğunu kendilerini artık bu masallardan kurtarmaları ve hakikati aramaları gerektiğini söylüyordum. Sonuç ne oluyordu peki. Taş ve küfür yağmuru içinde oradan kaçmak zorunda kalıyordum. ozamam tek tek insanların gözünü açmanın akıllıca olacağına karar verdim. Sadece cahil halk değil okumuş bilgili kişilere de. Ulaşılabilir bir yaşanı ulaşılamaz bir gerçeğe yeğ tutuyordu. Kitleler her zaman böyledir. Belirsizlikten her zaman korkarlar. Bu yüzden açık bir yalanı ulaşılamaz gerçeklere yeğ tutarlar. Hele bu yalanlar ne kadar ulvi ve yüksek olursa değeri o kadar artar. Kitlelere peygamberlik etmeye kalkan birisi onlara ana babaların çocuklarına davrandığı gibi davranmalı. Masallar ve boş hayallerle beslemeli onları. Bu nedenle gerçek bilgeler her zaman kitlelerden uzak durmayı yeğler . Fakat Muhammed kitlelerin iyiliğini istiyordu. Evet evet o insanların iyiliğini istiyordu ama insanların sonsuz aptallığının da farkındaydı. Onlara çok acıdığı için bu ve öbür dünyada çekeceği acıların bedeli olarak cenneti vaat etti. Günümüzde artık hiç kimse cennet vaad ediliyor diye mutlulukla ölüme gitmez. Sadece yani bir şeye inanmaktan korktukları için bu düşünceyi bir kalıp olarak kabul etmeyi yeğ tutarlar. İnsanlar cennet fikrine alıştılar eski duygular uyanmıyor içlerinde. Demek sen günümüzde peygamberlik yapmak isteyen kimsenin cennet vaadi ile hiç bir şey elde edemeyeceğini düşünüyorsun. Halk küçük dünyasının kendi küçük mutluluklarını yeterli bulmaktadır. Eğer insanlara bu dünyadaki yaşamları esnasında cennetin kapılarını açmanın yolunu bulamazsan peygamberlik etmekten vazgeçsen iyi olur. Ömer Hayyam ile yaptığı bu konuşması Hasan Sabbah ın fedaileri eğitmek için kullandığı yöntemin nereden geldiğini açıklıyor. Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250,1bin okunma
5/10
·375 syf.··
2022 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 15:14
Amin Maalouf'un anlatımıni seviyorum. Tarihte sevdiğim için kitabı okumak zevkliydi benim için. Yazarın bilgi birikimi de hayranlık uyandırici ayrıca. Kitap Ispanya da Enduluste doğan Hasan(leo) nun engizisyon savaşlarından dolayi ailesi ile Fas a gitmek zorunda olmasi ile başliyor. Burada Sultana danısmanlik yapar seyyah olur. Daha sonra Misir a gider. Burada dikkatimi çeken tarihi okurken, misir in osmanliya bağlanmasi memlük devletinin yıkılisini hep kendi açimizdan büyük bir başarı olarak okuduk. Ama savaşların her iki tarafada büyük olumsuz etkiler doğurduğunu unutmamak gerek. Kitapta Yavuz Selim in Misir seferinde çok fazla insanı katlettiğinden bahsediyor. Ve memlük sultanının kimse tarafından bilinmeyen oğlunun hakettiği tahtı geri alması için uğraşan bir grup insana (biri Hasan ile birliktekiği olan sultanın karisi) değinilmis. Tarih aslında bir kurmaca herkes sadece kendi tarafından görmek istedigi kadarıni biliyor ve okuyor yada bize o kadarı okutuluyor. Bu şekilde iki taraftan da olayı değerlendirebiliyorsunuz. Sonuçta elbette bir kazanan olacaktı o dönemın koşullarına göre haklı ya da haksız tartısmasi bence yanlıs olurdu. Daha sonra bir gemi yolculuğu sırasında korsanlar tarafından Romaya götüruluyor ve burada papanin huzuruna çıkarıliyor. Papa Hasan i vaftiz ediyor ve Leo oluyor. Hristiyanmiş gibi yaşayan bor müslümana dönüsuyor. Burada da Roma daki yapılaşmayı okuyorsunuz. Kitapta çok fazla mekan degıstiriyorsunuz. Farklı farklı kültürlerde yolculuk yapiyosunuz. Bu yolculukta dinler arasındaki üstünlük yarışı, o dönem toplumundaki insana verilen değeri göruyorsunuz. Mesela Hasan ın karısini kız çocuklarıni birakip gitmesine onları hiç umursamamasına ne halde olduklarını düsunmemesine sinir olmuştum. Şahane bir kitaptı diyemesem de okunabilir
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2022 7. kitabı
·
101 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 11:51
Bridgerton dizisini severek izledikten sonra iyi başladım kitaba.İngiliz kültüründeki yüksek ve orta düzey ailelerin en önemli meselelerinin evlilik olması ilgi çekici. Tabi o dönemde erken evlenebilmek makbul. 16 sinda evlenebilmek oo ne grur. Neyse kitaba akıci bir şekilde başladım. Çok fazla karakter çok fazla gidilen malikane ve yer olması biraz kafa yoruyor. Sahi bir de o var kitapta sürekli birilerinin malikanelerine gidiliyor. Balolar düzenleniyor. Çünkü orada kızlar erkeklerle dans edecek ve kendilerine en uygun koca adayıni dans ederek bulacaklar. Konu olarak ben etkilenemedim ya baş karakterler arasındaki duyguyu falan da yakalayamadim bilmiyorum. Ön yargıli olmanın zararlarına yönelik çıkarımda bulunabilirim ;) Ne baş kadın karakter ne de erkek karakterden de yaptiklarından da etkilenemedim. Fılmini çok beğenmiştim halbuki. Yazarın yalın anlatımıni sevdiğimden başka kitaplarini da okumayı düsunuyorum
Aşk ve GururJane Austen · Dionis Yayınları · 201698,1bin okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2022 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 22:27
Filmlerde olur ya dünyayı bir virus kaplar herkes zombi olur. Sadece bir kaç insana bu virüs bulaşmamistir. Onlarin hayatta kalma hikayesini izlersiniz. Bu kitapta ise dünya yi körlük kapliyor. Ama karanlık bir körlük değil beyaz körlük. Farkli bir konuydu. Okurken gözlerimin varlığina defalarca şükretmişimdir. Kesinlikle bir çok alanda mesaj içeren bir kitaptı. Hem insanların bakar kör oluşlarına. Insanın ne kadar iğrenç bir hale girebileceğine ki en temiz,en nazik diye nitelendirebileceğimiz insanların bile. Insanoğlu her koşulda üstünlük yarısina girebiliyor. Ahlaksız körler diye nitelendirdiği körlerin yiyecek karşıliğinda kadinları istemeleri ve diğer erkeklerin bunu basit bir eylemmiş gibi görmelerinden çok etkilendim. Kadınların yaşadıkları, yaşamak zorunda kaldıkları durum. Mecbur gibi hissettirilmeleri etkileyiciydi belki toplumsal bir gerçekliği gözler önüne serdiğindedir. Karantina alani olan binadan çiktıktan sonraki kısim daha sürukleyici geldi. En çok etkilendiğim kisimda. Insanların körlük olayı ilk çiktiğinda bankalardaki paralarıni almaya yönelmeleri hatta işler ilerleyince zorla almalari, banka kasalarına kadar gitmeleri. Sonuç paranın değersizliği, anlamsızliği. Bir diger dikkatimi çekense hiç isim olmamasi hep sıfatlar doktorun karısi, ilk körün karısi, eczacı kalfası gibi. Ama bu durum çok hoşuma gitti. Okumak yani isimsiz daha anlamlı ve zevkliydi. Bir diğer detayida okuduğum bir incelemeden sonra fark ettim. Beni hic rahatsiz etmemeside yazarın şahane başarısi. Kisiler arası konuşmaların virgüllerle ayrılması konuşma çizgisi vb. başka noktalama işaretlerine gerek duymamasi. Okurken hiç eksiklik ya da kargaşa hissettirmedi. Sonuç olarak edebi yönden de toplumsal mesaj içeriği yönünden de bence güzel bir kitaptı
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma