Bu kitaba yönelik duygularım çok karışik; bir tarafım çok beğendi hiç sıkılmadan okudu. Bir tarafımsa bu ne biçim konu ne okuyorum ben diye sorup durdu. Sanirim bu yazarin büyüsü...
Kitap Buendia ailesini anlatiyor. Joce Arcadio Buendia'nın Macondo'yu bulmak için dağları aşırtan o korkunç direncini, Albay Aurelliano Buendia'nın sonsuz savaşlara sürükleyen o körü körüne grurunu, Ursula'nın soyunu sürdurmek için gösterdiği çılgınca özeni okuyorsunuz.
Sebebi kitaptada belirtildiği gibi kitapta geçen kahramanlar hep ayni ısimleri kullaniyor. Giristeki soy ağacına baksanizda isim hafızanız çok kötüyse bu açıdan zorlanabilirsiniz. Ben zorlanmadım.
Kitabın bahsettiği en ağır konu Muz şirketinin işçilere karşı yaptiği katliam ve cesetlerin trenlere yüklenerek yok edilmesi ve konunun ört bas edilmesi olabilir .Sanirim yazarı Nobel ödulene götüren yolda buradan başliyor.
Olumsuz bulduğum yerse; kitap Buendia erkelerinin ahlaksızlıklarıyla dolu. Kitaptan alınti yaparak söyleyecek olursam: "çocukların başlangıçta terbiyelerine, efendiliklerine diyecek yok. Söz dinliyor, ne denirse yapılıyor ve karıncayı bile incitmez görünuyor. Ama sakalları çıkar çikmaz ahlakları bozuluyor" diyor Ursula... Hala,teyze yeğen iliskileri ,genelevde birlikte olduğu kadınlardan doğan çocuklar, metresler vs.
Dikkat çeken yerlerden biride Marouez'in yaşlıliği ne kadar güzel betimledigi,ince ince süslediği. Bir çok yerin altıni çizmisimdir. Beğendiğim alıntilarıda sayfama ekledim.
Uzun lafın kısasi duygularım arasında beni çelişkide bırakan ama beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye eder miyim? Herkese hitap etmeyebilir ama bir şans verilebilir bence iyi okumalar