Asi

Asi
@birkitapperisii
TARİH ÖĞRETMENİ
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ /EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH MEZUNU
7 Temmuz 1997
154 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
ÇAPRAZ OKUMA ÜZERİNE TAVSİYELER
📍En önemli altın kural kendinizi akademik çapraz okumaya karşı olumsuz şartlamamanız ve pes etmemenizdir; pozitif ve kararlı olun. 📍Akademik çapraz okumalara başlamadan önce zihninizi düşüncelerden arındırın . 📍Aynı zaman diliminde okuyacağınız eserler ve yazarlar hakkında önceden mutlaka bilgi toplayın .Bu okuduklarınızı daha iyi anlamanıza ve yorumlamanızı sağlar . 📍Kolaydan- zora ,basitten karmaşığa doğru aşamalı ve basamaklı bir şekilde ilerleyin .İlk çapraz okumanıza iki adet ve düşük düzeyde eserlerle başlayın .Verim aldıkça ve okumalar alıştıkça bu sayıyı yukarı çıkarabilir ve nispeten daha yoğun eserler seçebilirsiniz. 📍Tarih biliminde çapraz okuma yapacaksanız iki tür seçeceğiniz vardır; 1-Farklı ana bilim dalında akademik çapraz okumalar . 2-Tek bir alanda akademik çapraz okumalar . İlk seçenek size aynı anda birden farklı dalda daha çok bilgiye ulaşma ve tek bir alana bağlı kalmama fırsatı sunar . Birçok okura zor gelen bir seçim olmasına rağmen esasında iyi araştırılmış ,iyi seçilmiş ve verimli bir okuma planıyla sizin için çok verimli hale gelebilir. Burada dikkat edilmesi gereken şey iyi okuma seçimleri yapmak çok yoğun ve zor eserleri aynı zaman için seçmemektir.Tarih programlarında eğitim gören birçoğumuz sınav dönemlerinizde buna mecbur kalıyoruz bu konuda işinizi kolaylaştıracak olan şey okuma ve çalışmaları gün içinde farklı saatlerde sıra ile okumaktır. 📍Yeni başlayanlar için basit ve kolay olsa da sadece bir alanda akademik çapraz okumalar yapmayı tavsiye etmem .Aynı konudan bahsetselerde takındıkladk farklı yorumlar ve anlatım şekilleri aktarılan bilgilerin çelişmesine sebep olur ; anlam karmaşası yaratır dolayısıyla beyniniz bunu kodlamakta zorlanır ve okuduklarınız faydasız hale gelir .Burada önemli nokta bilgi ,tecrübe ve
Tarih
Reklam
BİZİMKİLER -ROMA(Anadolu Merkezli Dünya Tarihi Dergisi )
Türklerin kendileri ne etnik ve ne de dinsel, bir ırk veya bir devlet veya bir ulus değillerdi. Bu nedenle de kendilerinden farklı ırk veya toplumlar arasında ayrım gözetmezlerdi. Bunun yanı sıra savaşçılıkları ve asabiyetleri (kabile bağları) onlara karşı saygı, korku, güven ve hürmet duyulmasına sebep oluyordu. Bütün bunlar birleştiğinde ise Türklerin İmparatorluk kurma eğilimi ortaya çıkıyordu. Ancak Hun İmparatorluğuna gelene kadar Türklerin bu İmparatorluk kurma temayülü, ufak denemeler dışında hiç kuvveden fiile geçmemişti. Hun devletinin kurulması ile birlikte, Türklerin İmparatorluklar çağı da başlamış oldu.
BİZİMKİLER -Roma ( Anadolu Merkerkezli Dünya Tarihi Dergisi) 4.Kitap
“Göçebeler ve tabii Türkler, sanıldığı gibi yerleşiklerin topraklarına gitmeyi ve hele orada kalmayı sevmezler. Onlar mecbur kalmadıkça sevdikleri topraklardan, bozkırdan ayrılmayı düşünmemişlerdir. Bugün bizim nasıl yaşanır dediğimiz toprakları onlar her şeyden fazla severler. Kendi yaşam tarzlarını severler ve bunu kıskançlıkla korumaya çalışırlar.”
Tarih
Genelde, İslamiyet'in fetihler aracığıyla yayıldığı ileri sürülür. Fetihler ile birlikte sömürgeleştirme, İslam dininin yayılmasının önemli oranda etkilemişse de bunu iddia etmek yanlış olur; çünkü fetihlerin temel savaş amacı İslamiyeti zorla kabul ettirmek değildi. Üstelik Kuran bu konuda çok açıktır: "Dinde zorlama yoktur." (2:256).
Tarih
Bugün çoğunlukla Doğu Roma için kullanılan Bizans adı, eskiden Konstantinopolis şehrinin olduğu yerde bulunan bir yerleşimin adından gelen ve modern bilim adamları tarafından türetilmiş olan bir addır. Bizanslılar kendilerine asla Bizanslı demezler, Romalı derlerdi.
Tarih