İktidara gelen bir partinin ilk işi memurlar arasında tasfiye yapmaktır. Rejimimizde patrimonyalizmin ve hizipleşmenin en göze çarpan uygulama biçimleri yakınlarda görülmüştür: İktidara geçen parti gelecekte kendi iktidarının bir garantisi olarak memur tasfiyesini uygular. Şayet iktidardaki parti, toplum içinde çok belirgin eğilimlere, bir yandaş grubuna dayanmak istiyorsa, tasfiye, birçok suçsuz insanın hayat ve maişeti ile oynayan acımasız bir şekil almaktadır.
“Devlet gücünü ele geçiren kimse, bu emaneti ülkenin kaderi için kullanma sorumluluğunu duyacak yerde, her şeyden önce kendi kişisel maddi ve manevi nüfuz ve çıkarlarını öne almak eğilimini ve zafiyetini göstermektedir.”
TV ‘de milletvekillerinin liderlerini karşılamak için Meclis kapısı dışında sıraya dizilip,başkanın elini öpmek için koştuklarını gördüğüm zaman,vezirlerin Divan-ı Hümayun’a gelen sadrazamın elini öpmeleri sahnesi gözümün önüne geldi .
Bütün sosyal kademelerde de patron -kul sistemi hakimdi .Rejimin vazgeçilmez ilkeleri ,tâbiiyet,sadakat ve itaattir.Bugün siyasi rejimimizde bu noktaları anımsatan özellikler meydandadır.Milletvekilleri milletvekiliğini elde etmek ve gelecek seçim için garanti altına almak amacıyla parti liderlerine mutlak bağlılılığını göstermek gereği duymaktadırlar .