“Babalar hakkında yazmak daha zordur. Belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır, öğle yemeğini hazırlar, hastayken size o bakar, elini alnınıza koyar; anne, içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir - puslu, belirsiz ve karanlıktır, bazen korkutucudur, çoğu zaman ortada yoktur, sigarasının şnorkeline kenetlenerek başka sularda ve bulutlarda yüzer.
Tüm dünya edebiyatı, Bulgar edebiyatı da istisna değil, anneyi yüceltir ve babaya acıklı, Kafkaesk mektuplar yazar.”
“İnsanlar arasındaki anlaşmazlıkların çoğu, herkesin bir açıdan doğru söylemelerinden, diğer yönleri görmedikleri halde her şeyi gördüklerini zannetmelerinden kaynaklanır.”
“Eğer sana kendi mülkün üzerinde bir hükümdarlık, Allah'ın mülkünden ve hükümdarlığından muhtasar bir numune sana verilmemiş olsaydı, âlemlerin Rabbini asla tanıyamazdın. Bu yüzden, seni yaratan, sana hükmetme yetkisi ve kendi saltanatının bir göstergesi olarak sana mülk veren Allah'a şükret. Zira O, kalpten senin arşını inşa etti, kaynağı kalp olan hayvanî ruhu senin İsrafil'in, beyni kürsün, hayal hazinelerini levh-i mahfuzun; göz, kulak ve tüm duyularını senin meleklerin; kalp sinirlerinin kaynağı olan beyin kubbeni, senin gökyüzün ve yıldızların; parmakları, kalemi ve mürekkebi senin hizmetkârın yaptı; seni de eşsiz, "nasılsız" ve "ne şekildesiz" yarattı; seni her şeye hükümdar kıldı. Sonra sana "Dikkat et! Kendinden ve hükümdarlığından gafil olma. Aksi halde, kendi Yaratıcından da gafil olmuş olursun. Zira Allah insanı kendi suretinde yarattı. Öyleyse ey insan, nefsini tanı ki Rabbin'i tanıyabilesin."