“Kalbim anlık değerden ziyade kalıcı bir değere sahip, o nedenle gelip geçici insanların hiç işine yaramam ben.”
“Önemli olan, ruhun ve zihnin yapısıdır. Eğer ruh ve zihin asilse, bir bedeni, dış görünüşü kambur ve deforme bile olsa, güzel bulmak gerekir.”
#kitapalıntıları
Merhaba dostlarım
Patlayan Kuyruklu Yıldızlar, ekspresyonist edebiyatın önde gelen yazarlarının öykülerinden oluşan küçük bir seçki. Öncelikle “ekspresyonizm, ekspresyonist öykü nedir?” başlığı altında birkaç açıklama yapacağım.
•Ekspresyonistler doğanın ve toplumun nesnel bir bakış açısıyla ele alınmasına karşı çıkıyor, içsel gerçeğin yansıtılmasını savunuyorlardı. Yeni bir düzenin ve toplumsal geleneğin zincirinden kurtulmuş, dünyaya sınırsız bir öznellikle bakan yeni bir insanın yaratılmasında öncülük yapma gibi yüce bir görev biçmişlerdi kendilerine. Bu yeni insan yeni bir dile de ihtiyaç duyuyordu. Mesajlarını iletmek için anlatım olanaklarının sınırlarını zorlayan, klişelerden arınmış yeni bir dil oluşturmuşlardı. Ordu, okul, ataerkil aile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıkan Alman ekspresyonistler yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, toplum dışına itilmişlerin yanında yer almışlardı.
️Bu seçkiden biraz bahsedecek olursam, kitabın çevirisini yapan, ki çeviriyi çok başarılı buldum, Zehra Aksu Yılmazer’in mini bir önsözüyle başlıyor. Gerçekten okuduğum en ilginç öykürlerdi. Bir iki sayfa beni nasıl bu denli düşünmeye sevk etti bilemiyorum. Çok etkilendiğim, çok sevdiğim kısımlar oldu. En başarılı bulduğum Else Lasker-Schüler’in “Kalbim Sağlıklı Olsaydı” öyküsü oldu. Kitabın sonunda “Kısa Biyografimsiler” başlığı altında harika bir bölüm de mevcut. Öykü