Birsen

Birsen
@birsenssmn
Puan vermedi·344 syf.··
2021 32. kitabı
“Yanından geçtiğim her yıldıza, gözümden kaçırmaksızın elimle ve asanın ucuyla dokunarak yüzyıllar boyunca uzayı arşınladım. Yolum giderek aydınlanıyordu hep. Sonsuz bilgeliğin betimlenemez hedefi giderek yaklaşıyordu.” “Düş çiftliğim var benim. Tek bir ömrü orada sürmeyi yeğlerdim.” #kitapalıntıları Merhaba dostlarım Yıldız Gezgini okuduğum en zengin içeriklerden biriydi diyebilirim. Asıl konu hapishanedeki ağır yaşam koşulları, mahkumlar üzerinde yapılan deney ve işkenceler olsa da tarih, felsefe ve edebiyat gibi alanlardan izler çokça mevcuttu bu kitapta. Bir mahkumun yaptığı astral seyahatler sayesinde kurgu içinde kurgu okudum. Zamanda yolculuk yaparak farklı kişiliklere ve hayatlara dokundum. Her sayfayı çevirdiğim de bambaşka bir dünyaya uyandım. Zaman zaman kitaptaki bu yoğunluk beni yorsa da, tılsımlı yanı beni kitaba çekti diyebilirim. Yazarın dilinden oldukça etkilendim. Çok başarılı buldum ve farklı kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Yıldız Gezgini gerçekten bambaşka bir dünya. Bu kitabı sevdim dostlar. Sizlere de öneriyorum. Mutlu kalın, iyi okumalar!️ Yıldız Gezgini Jack London ~Yıldız Gezgini/ Jack London
Araştırma-İnceleme
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·96 syf.··
2021 42. kitabı
“Kalbim anlık değerden ziyade kalıcı bir değere sahip, o nedenle gelip geçici insanların hiç işine yaramam ben.” “Önemli olan, ruhun ve zihnin yapısıdır. Eğer ruh ve zihin asilse, bir bedeni, dış görünüşü kambur ve deforme bile olsa, güzel bulmak gerekir.” #kitapalıntıları Merhaba dostlarım Patlayan Kuyruklu Yıldızlar, ekspresyonist edebiyatın önde gelen yazarlarının öykülerinden oluşan küçük bir seçki. Öncelikle “ekspresyonizm, ekspresyonist öykü nedir?” başlığı altında birkaç açıklama yapacağım. •Ekspresyonistler doğanın ve toplumun nesnel bir bakış açısıyla ele alınmasına karşı çıkıyor, içsel gerçeğin yansıtılmasını savunuyorlardı. Yeni bir düzenin ve toplumsal geleneğin zincirinden kurtulmuş, dünyaya sınırsız bir öznellikle bakan yeni bir insanın yaratılmasında öncülük yapma gibi yüce bir görev biçmişlerdi kendilerine. Bu yeni insan yeni bir dile de ihtiyaç duyuyordu. Mesajlarını iletmek için anlatım olanaklarının sınırlarını zorlayan, klişelerden arınmış yeni bir dil oluşturmuşlardı. Ordu, okul, ataerkil aile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıkan Alman ekspresyonistler yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, toplum dışına itilmişlerin yanında yer almışlardı. ️Bu seçkiden biraz bahsedecek olursam, kitabın çevirisini yapan, ki çeviriyi çok başarılı buldum, Zehra Aksu Yılmazer’in mini bir önsözüyle başlıyor. Gerçekten okuduğum en ilginç öykürlerdi. Bir iki sayfa beni nasıl bu denli düşünmeye sevk etti bilemiyorum. Çok etkilendiğim, çok sevdiğim kısımlar oldu. En başarılı bulduğum Else Lasker-Schüler’in “Kalbim Sağlıklı Olsaydı” öyküsü oldu. Kitabın sonunda “Kısa Biyografimsiler” başlığı altında harika bir bölüm de mevcut. Öykü
Araştırma-İnceleme
Patlayan Kuyrukluyıldızlar - Ekspresyonist ÖykülerKolektif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20181,483 okunma
10/10
·96 syf.··
2021 50. kitabı
“İnsan bir taklit eseridir. Bu taklitten Gerçeğe yükselmek, Allah’ı bulmak demektir.” “Şehadet kelimesi, mü’minlerin manevî zırhıdır. Ona hiçbir tank nüfuz edemez.” “Vahîy, mutlak hakikatin nisbîden geçerken bıraktığı arakesit ve izdir.” Merhaba dostlarım Bir süredir yorgun düşmüş gönül mülkümü, Sezai Karakoç’un kelimelerinde yeniden dirilttiğime inanıyorum. Karakoç İslâm dinini o kadar iyi işlemişti ki, din hakkındaki tekdüzeleşmiş duygu ve fikirlerime yeniden can verdi demem yanlış olmaz. Kitap toplam 25 başlıktan oluşmakta. Yazar her başlıkta farklı bir konuya açıklık getiriyor. Edebi kişiliğini de göz önünde bulundurursak, her bölümden tek tek çok etkilendim. Ama tabii bir bölüm gönlümde müstesna bir yere sahip oldu “Şehrin En Yüce Yerinde”. Bu bölümün konusu sabah namazıydı. Yazarın benzetmesiyle “kurt kuş uykudayken” sabah namazı ile, mü’minler “gerçek inanışın ve ilk ve umumî prensiplerini” sergilerler. Ve buna şehir şahit olur. Yazar sabah namazının İslâm dinindeki yerine çok etkileyici bir şekilde kalem basmıştı. Gerçekten okurken tüylerimi diken diken eden birkaç sayfaydı. Karakoç, İslâm eserinde insan ruhunun en uç noktalarına bile tesir eden bir üslûp kullanmıştı. Böylece içimdeki ilahi sevginin tekrar filizlenmesini sağladı. İslâm yazarın okuduğum ilk eseriydi, ilerleyen zamanlarda farklı eserleriyle de tanışarak, bu filizlemenin bir ağaca dönüşmesini ümit ediyorum. Eğer siz de Sezai Karakoç ile tanışmak isterseniz bir Müslüman okur olarak, kalbinize dokunacak ve din duygunuza yeni bir soluk getirecektir. Hepinize iyi okumalar dilerim! #kitapyorumu İslam Sezai Karakoç ~İslâm/ Sezai Karakoç
Araştırma-İnceleme
İslamSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20192,573 okunma