Helikopter anne veya helikopter ebeveyn, çocuklarının her yönüyle aşırı derecede ilgilenen ve onların üzerinde fazlasıyla kontrol sahibi olan ebeveynleri ifade eden bir terimdir.
Erkek olmak, başarını kaç ev alabildiğin, ne kadar maaş kazandığın ile ölçülüyor. Rakamsal olarak toplumu tatmin edemediğin hiçbir başarı, artık başarıdan sayılmıyor. Başarılı olman yetmiyor toplum için; ne kadar başarılı olduğunu da merak ediyorlar. "Araban kaç basıyor?", "O evi kaça aldın?", "Kaç ay askerlik yaptın?", "KPSS'den kaç almış?", "Tek taşı ne kadara aldın?" "Düğün için ne kadar harcadın?", ""Kaç üniversite bitirdin?", "Cüzdanında ne kadar para var?" soruları ve rakamlardan beklentiler arttıkça, babaların da içsel hesaplaşmaları artıyor.
Bundan 30 yıl önce çocuğunun karnını doyurmak, okula gitmesini sağlamak ve güvenliğinden sorumlu olmak "yeterli ebeveyn" olmak için yetiyorken, bugün çocuğunun istediği marka çilekli sütü bulamayan ebeveynler kendini yetersiz ve suçlu hissediyor. Çocuğunu devlet okuluna göndermek zorunda kaldığı için yarışı kaybettiğini düşünen, çocuk yetiştirmeyi eline yüzüne bulaştırdığını zanneden aileler tanıyorum.
Yalnızlık zaten insan selinde bir ada olmak, çevrende binlerce ses varken kendi sessizliğini dinlemek gibi bir şey. Bir de o adada çocuğun ile mahsur kaldığını hissettiğin zaman daha hüzünlü oluyor.