Melih Kibar Benim sonradan duyup da bizle özdeşleştirdiğim "ruh eşi"ydik biz Çiğdem'le... Yani garip bir beraberlik, garip bir sinerji vardı. İnanılmayacak bir sinerjiydi, ama ben tabii bunu yıllar geçtikten sonra anladım. Herhalde Çiğdem kendi penceresinden her şeyi çok iyi değerlendiriyor­ du. Yani Çiğdem de duygusal yaklaşımlarını aleni bir şekilde hiçbir zaman ortaya koymadı, yani çok net olarak birbirimizle bunları konuşarak, "Ca­ nım, aşkım, birtanem" gibi terminolojilerle yaşamadık, zaten yaşanacak bir ortamda değildik, çünkü Çiğdem'in evinde annesi vardı. Allah rah­ met eylesin, Haslet Teyze vardı, kızı vardı, düzgün bir okul öğretmeniydi. Çok mazbut bir hayatı vardı Çiğdem'in... İnsanlar; Çiğdem'i eleştirdi, Çiğ­ dem'e karşı eleştiriler gelmeye başladı, "Kendinden 12 yaş küçük biriyle böyle bir ilişki yaşıyor;" diye; ama o ilişkinin ne demek olduğunu, ne an­lama geldiğini ben bile yıllar geçtikten sonra anlayabildim.
1000Kitap
Sakine, Cemil'e; Benim için her şeyi bırakmış gibisin.Ya bunun için beni suçlarsan günün birinde. O zaman vay halime. Seni hayallerinden mi kopardım?Merak ettiğin dünyalardan mı kopardım? Cemil; Yok birtanem nerden çıkardın böyle bı günde....