Selva

Bağımsız çocuklar olabilseydik şimdi de herkesi kolay affedebilir, anne-babamızın kendi hatalarını fark edebilmelerine dair bu sahte ihtiyacı duymazdık. Anne-babaya bağımlılığımızdan kurtulduğumuzda suçluluk hissimizden de kurtuluruz ve onları “gerçekten affedebilmemiz o zaman, kendiliğinden gerçekleşir.
Reklam
"Bağlılık", bize anne-babamızın haklı, bizim haksız olduğumuzun öğretilmesiyle, bize onlardan ayrı, bağımsız bir birey olduğumuz gerçeğinin bağlanma döneminde yeterince hissettirilememesiyle ilgilidir. İrademizin bizim elimizde olduğu duygusu bize en baştan itibaren hissettirilebilirse merkezi zaten olduğu yerde, içimizde hissedebiliriz.
Bağımsız, kendi hayatının kontrolünü, iradesini elinde hisseden, duygusal/düşünsel açıdan otonom, kendi ayakları üzerinde duran, inisiyatif alabilen bir birey olabilmesi için, kişinin anne-babasıyla sembolik ve duygusal göbek bağını kesmesi gerekiyor. Bu, anne-babalarımızın sağlığıyla, iyi olup olmamalarıyla ilgilenmememiz demek değil tabii ki. Ama anne-babanın sıhhatiyle ilgilenirken yahut onlarla bir başka şekilde ilişki kurarken henüz göbek bağı kesilme-imiş, duygusal açıdan hâlâ çocuk biriyle, anne-babanın tanrı değil, hatayla malul, ölümlü, sıradan insanlar olduğunu duygusal açıdan da içselleştirebilmiş bir yetişkin arasında çok fark var. Anne-babamızla duygusal göbek bağımızı kesebilseydik, anne-babamız dahil hiç kimsenin ne dediği, ne düşündüğü, sevgi ve onayı bizim için bu denli önemli olmazdı. Anne-babanın söylediği şeylerin canımızı hâlâ bu kadar sıkması da duygusal göbek bağına dayanıyor. "Başkaları ne der?"deki başkaları ya da herhangi bir otorite figürü, anne-babamızla sembolik göbek bağımızı kesemediğimiz ölçüde duygusal hayatımızda etkili. Anne babasıyla duygusal anlamda yetişkin olarak, denk ilişki kurabilen, başka herkesle ve dünyayla da yetişkin olarak ilişki kurabiliyor. Anne-babamızla iliş kimizde çocuk egosuna bürünüyorsak, dünyadaki diğer otorite figürleriyle de çocuk (aciz) olarak ilişki kuruyoruz.
Bana o ya da bu şekilde davranan sevgilimi/eşimi/arkadaşımı değiştiremem -ve nitekim herhangi birini değiştirmeyi de zaten düşünmemem gerekir-; ama bana o ya da bu şekilde davranan sevgilimle/ eşimle/arkadaşımla ilişkimi değiştirebilirim ve/veya bitirebilirim. İlişki kontrolü, tüm tarafların elindedir. Nitekim kontrolün bizde olduğunun bize hissettirilmediği ve/veya bize bitirme özgürlüğü tanınmayan ilişki de gerçek bir ilişki değil. Ve buna anne babamızla ilişkimiz de dahil. Bugün "Şu kişi bana bunu yaptı!" diye şikâyet ettiğimiz her durum, çocukken yaşadığımız acizlik ve haksızlık hissinin yeniden dile gelmesi.