Hikaye türünde güzel akıcı bir romandı, Livaneli’ nin her karakter analizinde olduğu gibi , o karakterin içinde olduğu duygular size de hemencecik geçiyor bu yüzden Livaneli okumayı ayrı seviyorum . Kitap 1960- 1971 den bu yana yaşanmak zorunda olunan sürgün olaylarını, sağ sol ilişkisini, Türklerin özellikle Avrupa ülkelerinde yaşadıkları kültürel çatışmaları konu ediyor ve sekiz hikaye olarak Livaneli kurgusuyla anlatıyor. İlk hikayesi olan ve kitaba ismini veren Arafat’ta bir çocuk beni çok etkiledi.. Öykü demiyorum fark etmişsinizdir çünkü Livaneli öykü yerine hikaye demeyi yeğliyor nedeni ise öykü “Öykünmek” kokuyor yeteri kadar sıcak ve yerli değil ona göre ama hikaye “ Dinle neyden kim hikayet etmede.” dizesinde görüldüğü gibi şiirsel köklü ve bize ait olduğunu söylüyor.
“Yeryüzünde insanoğlu için kendi yasası dışında bir yasa olmadığını ve hiç bir şeyin birine bağlı olmak kadar insanı hayata bağlamadığını hissetti. Dudaklarının yakınında karısının mutlu soluğunu duyuyordu, bazen ikisinin bedeni de birbirlerini hissemenin mutluluğuyla titriyordu. Fakat susuyorlardı. İkisinin de yüreği sözlerin karışıklığından, insanların yasalarından kurtulmuş sonsur özgürlüğün içinde uçuyordu. “
İnsanın içinde bulunduğu durumda ki duygu karmaşalarını apaçık şekilde anlatan Zweıg romanlarından sadece biri.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Cemile’m engin bozkırda geriye bakmadan gittin. Belki de yoruldun ya da kendine güvenini yitirdin. Yorulunca yaslsnıver Danyar’ a. Sana aşkını, toprağın, yaşamın türküsünü söylesin.