Şairin şiirini çoğunlukla tezat üzerine kurduğunu düşünüyorum. Geçmiş ile z kuşağı, kadim ile abes olan, muhterem ve bitcoin... Bu bir iki yerde güzel dursa da çok kuşaklı kelimeler okumayı zorlaştırıyor ve bazen zorlama duruyor; şiir akmıyor. Bir satır ve duraksama, bir satır ve duraksama. Çok mu ağır bir şey söylüyor, sanmam; çok mu kapalı, eh işte. Bana kalırsa "şairim" diyerek dördüncü duvarı yırtıp durmak, okuduğunun çok kağıtta bir şey olduğunu hissettiriyor. Üstelik "şairim, aman bahtıma bu düştü" minvalindeki aktarımlar bana biraz komik geliyor. Ah şu ben yok mu dostlar, milyarlık kozmik derdin tellalıyım...
Özetle, şiirler sanki güzel olacakmış da danışman hocam dergiye yollamadan önce kelimeleri düzenlemiş gibi.