Yaşanmışlıklar biter.
İnsanlar gider. Sesleri zamanın içinde kaybolur, yüzleri anıların sisine karışır.
Ama hissedilenler...
Onlar kolay kolay ölmez.
Çünkü bazı insanlar hayatından çıktıklarında bile, senden yalnızca kendilerini değil; onlarla yaşadığın duyguları da alıp götürürler.
Belki de bu yüzden, gün gelir, başka birinin gözlerinde onu ararsın.
Başka birinin gülüşünde.
Başka birinin sesinde.
Ama bulamazsın.
Çünkü özlenen kişi değildir çoğu zaman.
Özlenen şey, onun yanında hissedilen o eşsiz duygudur.
Elleriniz ilk kez birbirine değdiğinde zamanın bir anlığına durduğunu sanmak...
Kollarının arasında, yıllardır ait olduğu yeri bulmuş gibi hissetmek...
Dudakları dudaklarına değdiğinde, dünyanın bütün gürültüsünün uzak bir uğultuya dönüşmesi...
Ve o kısacık anın, bir ömre yetecek kadar gerçek gelmesi...