çaresizlik değil yenilgi, (sonradan övülecek)
herkesin içinde yürekle buluştuğu bir yerdi
ben masamı topladım, saatimi kurdum
(Tanrım, saatim olmasaydı ne olurdum?)
biraz sevinç ve alacalık
karşıya geçmek için tam 39 yıl bekledim
arabalar, otobüsler, bisikletler, beygirler
soluk soluğa geçiyorlardı
geçsinler
(domatesler yaşlandı elimde)
..... durduk ve yenilgiden umutlandık
başkaları başka şeyleri seçtiler
seçsinler
öyle sanıyorum her şey biter
bir doğurgan hücre ve
bir yanlışlık daima kalır.
yer, kuru toprak, sonra yeşerdik
çarşamba günü sanki her şeyimiz tamdı
motorlar sirenler gidip gelişler
koyduğunu koyduğun yerde buluşlar
belki güzel birtakım şeyler
ama artık vakit akşamdı,
uygundur uçakların uçtuğu artık
uçsunlar.
Ben biliyordum ki bir erkeğin evlenmeden önce bir kadına verdiği tüm güllere, öpücüklere ve restoranlarda yedirdiği akşam yemeklerine karşın, gizliden gizliye istediği tek şey, evlilik işlemleri biter bitmez kadının Bayan Willard’ın mutfak paspası gibi ayaklarının altına serilmesiydi.
Tenin üzerinde başlayan her şey, elbet altına sızar ve orada biter. Teninin üzerinde gezinen bir yabancı bir süre sonra teninin altına kadar işler: etine bulaşır, kanına karışır ve kemiklerine sarılır.
Adeta içinde yaşayan ikinci bir kişi olur.
Sonrasında o yabancının aklını kaybetmiş olduğunu görürsün artık çok geçtir. O
çoktan teninin altındadır. Teninin altına sızmış birini oradan çıkarman içinse ya derini yüzmen ya da aklını kaybetmen gerekir.
Bizim spermlerimiz olmasa kadın nasıl doğuracak.
Hatta ardından bir de çikolata makinesi örneği verirler gevrek gevrek gülerek. Makineye para attığında, alttan çıkan çikolata sana mı aittir, makineye mi?
Eminim bunu veya benzeri fuzuli örnekleri sizler de duymuşsunuzdur.
Ben size şöyle bir açıklamaya çalışayım. Kadın, hayatı YARATAN'dır, erkek ise TETİKLEYEN'dir.
- Ee Aykut, bu bizi kadınlarla eşit yapmaz mı?
Hayır, yapmaz. Olayın bir parçası yapar evet AMA asla kadınla eşit bir yere koyamaz bizi, çünkü sadece tetiklemek yetmiyor. Yetseydi kadın bizi aylarca karnında taşımaz ve beslemek zorunda kalmazdı.
Şöyle örnekleyeyim:
- Araba son derece komplike bir makinedir. Marşa basıla bilmesi için bujilerin ateşleme yapması gerekir. Buji ateşlemeyi yaptığı an işi biter. Şimdi araba bujiye mi ait?
Araba olmadan buji tek başına sadece çakar durur.
"İşinize gelince erkeğiz yaparız, ișinize gelmeyince namus meselesi höt möt! Sana sormayacağım kimin arabasına bineceğimi. Git, kime söyleyeceksen de söyle ayrıca! Ama õnce otur bir düşün ben nasıl bir insanım diye. Abimin anlatıklarını bir düşün. Sonra da bana söylediklerini bir düşün oldu mu? Bir düșün bakalım sen bana ahlak dersi verecek konumda mısın?"
"Geçmiște kaldı hepsi," dedi sessizce. "Çocuktum."
"Çocuk bile olsan, birini artık sevmiyorsan ayrılırsın, olur biter. Defalarca aldatmak da ne demek?"