Okuma eyleminin insan muhayyelesini düşünme ve kendi başına karar verme yetilerini geliştirdiği bilinen bir gerçektir. Hayal gücü kıt düşünme ve karar verme yeteneği zayıf kişilerden oluşmuş bir toplumun ilerleyemeyeceği bir koyun sürüsü kadar kolay yönetileceği bir de başka gerçektir. Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir. İşte bu yönden bir süredir bu ülkede okuyan bağımsız düşünebilen insan sayısı azalmakta gittikçe yok etmeye yönelik bir kültür politikası güdülmektedir. Toplumu yalnızca boğazını düşünen bir koyun sürüsüne dönüştürme amacıyla izlenen bu politikanın yöntemlerinden biride kitap düşmanlığı ve okuma korkusu yaratmak; yazarı, sanatçıyı, okuru yıldırmaktır.