Ayşenur

Ayşenur
@bitikiz
Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Okul
Mapus damı bana çok şey öğretti Ama en çok sabretmeyi Yalnızken kalabalık olmayı Kalabalıktayken de kendimde kalmayı Ve sürekli kavga edip Durmadan kendimle barışmayı Hiç göçünüp yüksünmeden İhanetlere katlanmayı Beş metrede beş bin metreyi yürümeyi Ve duvarların darlığında Dünyaları dolaşmayı Ve hepsinden de çok Bütün yuvarlakları yüreğimde bileyip sivriltmeyi İnsan olmayı insan olmayı...
Aziz Nesin
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sesiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan Hiç yolcusu yokmuş gibi alır yol Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol Rıhtımda kalanlar bu seyahattan elemli Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli Biçare gönüller.Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler Bilmez ki , sevgililer geri dönmeyecektir Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden Bir çok seneler geçti, dönen yok seferinden
Yahya Kemal Beyatlı
Altın Destan
Sürüden koyunlar hep takım takım Ayrılmış, sürüden kalmamış bakım Asmanın üzümü dağılmış; salkım Olmak ister ama bağban nerede? Gideyim arayım çoban nerede? Yüce dağlar çökmüş, belleri kalmış Coşkun ırmakların selleri kalmış Hanlar yok meydanda illeri kalmış Düşenler çok ama kalkan nerede? Gideyim arayım : Hakan nerede? Türk yurdu uykuda ey düşman sakın ! Uyuyan ülkeye yapılmaz akın Tanrı yeri ağardı, yiğitler kalkın Bakın yurd ne halde , vatan nerede Gideyim arayım:Yatan nerede? Herkesin gözünde vatan öz yurdu, Çitlerin yağası,derenin kurdu, Yad iller Turan'da hanlıklar kurdu Turan'dan yadları koğan nerede? Gideyim arayım :Ogan nerede?
Ziya Gökalp
Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir? Müptela-yı gama sor kim geceler kaç saattir. (En uzun geceyi gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan ne bilsin. Sen aşk derdine müptela olmuş kavuşamayan aşığa sor ki geceler kim bilir kaç saat)
Fuzûlî
Hazan Bahçeleri
Kalbim yine üzgün seni andım derinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Senden boşalan bağrıma göz yaşları dolmuş Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş Son demde bu mevsim gibi benzimde solmuş Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Yahya Kemal Beyatlı